Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8820 E. 2011/9729 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8820
KARAR NO : 2011/9729
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü … mevkii 196 ada 1 sayılı parsel tarla niteliğiyle önceden, … oğlu … …’in atalarından intikal ile zilyetliğindeyken 1987 yılında … sattığı, onunda 1/2’sini aynı yıl …’a sattığı, kalan payı da 1989 yılında eşit olarak … ve … sattığı, halen bu şekilde zilyet edildiği, ancak; Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/139 esasına kayıtlı dava dosyasında dava konusu edildiğinden söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/139 esasına kayıtlı dava dosyasında, davacılar … ve … tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davasıyla, … mirasçıları … ve arkadaşları tarafından davalı Hazine, Orman Yönetimi ve köy tüzel kişiliği ile … ve … taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63,64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları dava birleştirilmiş, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.03.2009 gün ve 2009/103-213 sayılı kararıyla, 3402 Sayılı Yasanın 5 ve 27. maddesi hükümlerine göre Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, Kadastro Mahkemesinin 12.2.2010 gün ve 2010/41-141 sayılı kararı ile dava Kadastro Mahkemesinin 2009/582 esasına kayıtlı dava ile birleştirilmiştir.
Kadastro Mahkemesinin 2009/582 esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı … tarafından, 28.12.2009 tarihli dilekçeyle, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/139 esasında dava konusu edilen taşınmazı davacılarında satın aldığı, 9 dönüm yüzölçümündeki bu parselin 3701 m2 bölümünün 196 ada 1 parsel sayısı ile tesbit gördüğü, geri kalan bölümünün orman sınırları içinde kaldığından söz edilerek tesit tutanağı düzenlenmediği, 196 ada 1 parselin tamamı ve orman sınırları içinde kaldığı zannıyla tesbit dışı bırakılan diğer bölümünün adına tescili iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece diğer davaların sübut bulmadığından REDDİNE, çekişmeli … köyü 196 ada 1 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … köyünün bir bölümünde genel arazi kadastrosu 1970 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmışsa da, çekişmeli parselin, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili orman için açıklığı olduğu, 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, 15.07.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği gözetilerek bu parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine ve davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uyun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.