Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4935 E. 2010/8882 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4935
KARAR NO : 2010/8882
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

Davacı … Beteilgigungasgesellschoftmbh vek.Av. M….ile davalı …. Tarım Ürün. İth.İhr. Tic.Ltd.Şti. Vek.Av. … …. aralarındaki hakem kararı davası hakkında Hakem Heyetince verilen 06.05.200 5gün ve 58-138 sayılı hükmün davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ve … 4.Asliye Ticaret Mahkemesince Dairemize gönderildikten sonra duruşma isteminin mahiyeti itibariyle reddine ve incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıya gönderilen mal avanslarının teminatı olarak iki adet ipotek tesis edildiğini, davalının taahhüt ettiği malları müvekkiline göndermediğini, … 5.İcra Müdürlüğünün 2003/6029 E, ve 2003/6030 Es sayılı dosyalarından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, vaki itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek takip dosyalarında belirtilen toplam 2.300.000.TL alacağın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin iptalinin hakem mahkemesinden talep edilemeyeceğini, son yıllarda davalı şirketin mal bedelini avans olarak müvekkil şirkette bulundurmamaya başladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Hakem heyetince 30.04.2002 tarihli senet ile davacı alacağının ispat edildiği, bu nedenle davalı defterlerinin ispat gücünün bulunmadığını, tahkim davasının Milletlerarası Tahkim Kanununa tabi olacağı, ipotekli takiplerin davaya etkisi bulunmadığı, sözleşmeye dayanan alacağın ipotekten bağımsız olarak hakemler tarafından tespit ve tahsiline karar verilebileceği, davalının bekletici mesele ve derdestlik konusundaki savunmalarının yerinde olmadığı, belirtilerek 2.300.000 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, oyçokluğuyla hükmedilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakem heyeti tarafından 4686 sayılı Milletlararası Tahkim Kanunundaki usul uygulanarak yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün iptali istemiyle açılan davada; … 9.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tahkim sözleşmesinin imzalandığı tarihte 4686 sayılı Kanunun henüz yürürlükte olmadığı, bu nedenle de somut olaya uygulanamayacağı belirtilerek, tahkimin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbi olduğu, HUMK’un 532.maddesine göre taraflara tebliği gerektiği sonucuna ulaşılmış, anılan karar Dairemizce onanmakla kesinleşmiştir. Bunun üzerine hakem kararı HUMK’ta öngörülen usule göre taraflara tebliğ edilmiş olup, söz konusu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bu durumda somut olayda Milletlerarası Tahkim Kanununun değil, HUMK’un uygulanması gerekir. Hakem heyeti ilk toplantısını 12.6.2004 tarihinde yapmış, kararını ise 6.5.2005 tarihinde vermiştir. HUMK’un 529’uncu maddesine göre tahkim süresi altı ay olup, bu sürenin taraflarca veya mahkemece uzatıldığına dair bir bilgi dosyada bulunmamaktadır. Bu nedenle HUMK’un 533/1 hükmü uyarınca 6 aylık tahkim süresinin geçmesinden sonra hakem heyetince karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hakem kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.