Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12069 E. 2013/1929 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12069
KARAR NO : 2013/1929
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Yaykın Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece 15.05.2009 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 48301,10 m² yüzölçümündeki bölüme yönelik davanın kabulü ile bu bölümün davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalılardan Hazine tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.04.2010 tarih ve 2010/2494 E.- 2010/5242 K. sayılı kararı ile 1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, taşınmazın reddedilen (B) bölümü üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlendiğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Davalı Hazine vekilinin (A) bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın resmî belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şoyle ki; çekişmeli taşınmaz üzerinde resmî belgelere dayalı olarak orman incelemesi yapan uzman bilirkişi raporunda; memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu gösterilmediği gibi, orman kadastro haritasında yeri lokal olarak işaretlenmek suretiyle yetinilmiştir. Uzman bilirkişi raporu bu haliyle taşınmazın orman olup olmadığını ve hukukî durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici değildir. Bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde, mahkemece usulünce orman araştırması yapılarak, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde usulünce zilyetlik araştırması yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm (A) bölümüne yönelik bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra taşınmazın fundalık niteliği ile tescil harici bırakıldığı, memleket haritasında yeşil alan olarak görüldüğü, bazı bölümlerinde eğimin % 12 olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1970 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastro işlemi ise 1957 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
Her ne kadar; mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, incelenen dosya kapsamına, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve
memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın temyize konu (A) ile gösterilen 48301,10 m² yüzölçümlü bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, taşınmazın (A) ile gösterilen bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine görüş ve kanaatle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
SONUÇ :Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.