Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1296 E. 2010/3943 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1296
KARAR NO : 2010/3943
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : … GÜRSOY

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine, Emine Ulum ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 133 ada 17 parsel sayılı 16485,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … …adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın tapuda hazine adına kayıtlı olan 12.05.1939 tarih 28 ve 29.11.1954 tarih 2 sırada kayıtlı tapu kayıtları kapsamında kaldığı iddiası ile davacı Emine Ulum ve arkadaşları, taşınmazın kök murisleri … Erkayıran adına tapuda kayıtlı Mayıs 313 tarih 2 sırada kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile dava açmışlar, … Gürsoy 1305 tarih 2 nolu tapu kaydına dayanarak taşınmazda hissesi bulunduğunu bildirerek davaya müdahil olmuştur. Mahkemece gerçek kişiler ve Hazinenin davasının reddine, 133 ada 17 parselin tespit gibi kararda belirtilen hisselen oranında … …Mirasçıları adına adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile Emine Ulum ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel arazi kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1989 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki ; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1989 yılında orman kadastrosu yapıldığı anlaşılmakta olup buna ilişkin tahdit evrakları getirtilmediği gibi hazinenin dayandığı tapu kayıtları tüm müzbite evrakları ile birlikte getirtilmemiştir ve keşif sırasında yapılan uygulama yeterli değildir.
Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1989 tarihinde yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile hazinenin dayandığı 12.5.1939 tarih 28 ve 29.11.1954 tarih 2 sırada kayıtlı tapu kayıtları dayanağı olan müzbite evrakları ve tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilmelidir. Keşif sırasında dinlenen fenni bilirkişi … Doğan davacı gerçek kişilerin dayandığı Mayıs 313 tarih 2 nolu tapu kaydının 133 ada 10-11-12-13 ve 14 parsel sayılı taşınmazları, Hazinenin dayandığı … 1939 tarih 14 tapu kayıtlarının ise 133 ada 2, 3, 4, 5 ve 22 parsellere ait olduğunu bildirmiştir. 133 ada 14 parsel sayılı taşınmazın belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak gerçek kişiler adına tespit edildiği ve kadastro mahkemesinin 1992/347 esas sayılı dosyası ile itirazlı olduğu, 133 ada 13 parselin davacıların dayandığı mayıs 1313 tarih 2 nolu tapu kaydı ile gerçik kişi adına tespit edildiği ve kadastro mahkemesinin 1992/339 sayılı dosyası ile itirazlı olduğu, 133 ada 2,3,4 ve 5 parsellerin 171 nolu vergi kaydı ile 133 ada 22 parselin ise 169 nolu vergi kaydı ile şahıslar adına tespit edildiği ve itirazlı anlaşılmaktadır. mahkemece 133 ada 10, 11 ve 12 parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile itirazlı iseler dava dosyaları ve itirazlı olduğu anlaşılan 133 ada 13, 14, 2, 3, 4, 5 ve 22 parsellere ait dava dosyaları getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
Bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde; dayanılan tapu kayıtları ile müzbite evrakları mahalli bilirkişi eliyle yöntemine yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli ; miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 29.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.