YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1809
KARAR NO : 2010/2456
KARAR TARİHİ : 01.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve müdahil Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 06.05.1996 tarih ve 1996/5068-5854 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yeniden yapılacak keşifte orman tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri eşitlenerek, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … köyü 107 ada 23 parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 177.18 m2 kısmının orman niteliğinde hazine, (B) harfi ile gösterilen 7326.04 m2 kısmının tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve müdahil Hazine tarafından temyiz edilmiştir
Kadastro sırasında … köyü 107 ada 23 parsel sayılı sırasıyla 7503.22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Mart 1327 tarih 24 nolu tapu kaydı ile ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla niteliği ile davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır..
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 24.01.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti 25.09.1990 tarihinde yapılmış olup, tespit tarihinde kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmamaktadır. Bu nedenle; dairece yapılan bozma maddi yanılgıya dayalıdır.Hükme dayanak alınan bilirkişi raporu da taşınmazın orman niteliğini belirlemede yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleştiğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle; yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunun saptanması halinde; ormanlarda sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceğinden ve ormanlarda oluşturulan tapu kayıtlarının 4785 sayılı yasa karşısında geçersiz olduğu göz önünde bulundurularak davanın kabulü gerekir. Dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, bu kez dayanak tapu kaydının kapsamı belirlenmelidir. Dava konusu taşınmaza Mart 1327 tarih 24 nolu 5000 m2 yüzölçümlü tapu kaydı revizyon görmüştür. Dayanak tapu kaydı davalı parselle birlikte dava dışı 24 ve 25 parsellere de revizyon görmüş olup, tapu kaydının kuzey sınırı cebel okumakta olup, değişebilir sınırlı kayıtlardan olduğu ve dava konusu taşınmazın kuzey ve güney sınırında orman parseli bulunduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydının yüzölçümü 5000 m2 olduğu halde, çekişmeli parselde kişiye verilen bölüm 7326.04 m2’dir. Kayıt miktar fazlası orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe kadar orman sayılacağı için, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması da söz konusu olamayacağından tapu kaydının kapsamının zeminde tam olarak belirlenmesi gerekir.
3402 Sayılı Yasanın 20. maddesi“tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde;
A) Kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita plan ve krokideki sınırlara itibar olunur.
B) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabiliyor ve bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas alınarak tespit yapılır.
C) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur…” hükümlerini taşımaktadır.
Mahkemece, bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanına dosya verilerek, tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; miktar fazlasının kuzey ve güney sınırında bulunan ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tapu kaydı miktarı kadarının tespit gibi davalılar adına, kayıt miktar fazlasının ise orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ve müdahil Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 01/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.