Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10456 E. 2012/17582 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10456
KARAR NO : 2012/17582
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 01.06.2005 tarihli Satış Noktası Sözleşmesinden kaynaklanan cezai tazminat, münhasır satış ve reklam yeri bedeli ile cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekili cevabında, kapatılıp sicilden terkin edilen … ve Ortağı Adi Ortaklığı ile davacı arasında 01.06.2009 tarihinde akdedilen Satış Noktası Sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla müvekkili şirketi temsilen şirket ünvanı altında yönetim kurulu başkanı …’ın imza attığını ancak müvekkili şirketin ünvanı altında yönetim kurulu başkanı ile yönetim kurulu üyelerinden herhangi birinin müşterek söz edecekleri imzalarla temsil ve ilzam edilmesine oybirliği ile karar verildiğini, bu nedenle sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalayan …’ın şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkisi bulunmadığını, müvekkili şirket açısından davanın husumetten reddi gerektiğini, esas yönünden de davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre sözleşmenin davalı şirket ile davacı arasında yapıldığı, …’ın kefil olarak imzasının bulunduğu, …’ın sözleşmede imzasının bulunmadığı, Borçlar Kanunu hükümlerine göre …’ın kefil olması sebebiyle öncelikle davacı şirkete başvurulup alacağın tahsil edilmemesi halinde kefile başvurulması gerektiğinden bu davalı yönünden henüz muaccel alacak mevcut olmadığı, …’ın ise sözleşmede imzası bulunmadığından sadece davalı şirket ortağı olduğu, sermaye şirketlerinde şirket borcundan ortakların şahsen sorumluluklarının bulunmadığından bu kişi yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, sözleşmenin ihlal edildiği, 40.255 USD cezai şart, 47.500.00 TL satış ve reklam bedeli alacağının davalı şirketten tahsili gerektiği, cari hesap borcunun yargılama sırasında ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dayanağı 01.06.2009 tarihli satış noktası sözleşmesi incelendiğinde, sözleşme taraflarının… Servis ve Dağıtım A.Ş ile “… ve Ortağı Adi Ortaklığı” olduğu, sözleşme altında müşteri kısmında “… ve Ortağı Adi Ortaklığı” kaşesi ve iki ayrı imza ile müşterek borçlu müteselsil kefil bölümünde “… Turizm A.Ş” kaşe ve imza yer almaktadır. Keza sözleşmenin Özel Şartlar başlıklı sayfasının başında “… ve Ortağı Adi Ortaklığı” (müşteri) olarak belirtildikten sonra sayfa altında müşteri hanesinde adı geçen adi ortaklığın kaşesinde iki imza ve kefil kısmında “…” ad ve imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davalılar vekili 01.07.2010 tarihli davaya cevap dilekçesinde sözleşmenin … ve Ortağı Adi Ortaklığı ile davacı arasında imzalandığını belirterek savunma yapmıştır. Bir başka anlatımla sözleşmenin davacı ile … ve Ortağı arasında akdedildiği ihtilafsızdır. Hal böyleyken, mahkemece olaya uygun düşmeyen gerekçelerle eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.