YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9208
KARAR NO : 2013/775
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Karakiraz Köyü, 128 ada 12 sayılı parselin hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmişse de, Ekim 1977 tarih 29 nolu tapuda kayıtlı olduğunu, Orman Yönetiminin komşu 10, 11 ve 13 sayılı parseller aleyhine açtığı davaların reddedildiğini, taşınmazın bu komşu taşınmazlarla bütünlük halinde olduğunu bildirererk tapu kaydının iptalini ve davacı adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, aynı taşınmaz hakkında Orman Yönetimi ile … … arasında görülen dava sonucu kadastro mahkemesinin 2005/272 – 2008/15 sayılı kararıyla taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın Orman Yönetimi ile davacının kardeşi olan tesbit maliki … … arasında görülüp kesinleşen kadastro mahkemesinin 2005/272 – 2008/15 sayılı dosyasında ” taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve dayanılan tapu kaydının taşınmaza uymadığının belirlendiği, iki dosyanın tarafları değişik olsa da orman olma olgusunun gerçekleştiği ” gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; davacı taşınmazı kendisinin kullandığını, kadastro tesbiti sırasında yurtdışında olması nedeniyle kardeşi adına tesbit yapıldığını ileri sürmüştür. Gerçekten temyize konu dosya ile daha önce aynı parsel hakkında görülüp kesinleşen 2005/272 sayılı dosyanın taraflarının farklı olması nedeniyle kesin hükümden sözedilemeyeceği gibi; çekişmeli taşınmaz ile aynı bütünden gelen 128 ada 10, 11 ve 13 sayılı parsellerle ilgili olarak Orman Yönetiminin aynı iddia ile açtığı davalarda taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek yönetimin davasının reddi yolunda verilen kararlardan 10 sayılı parselle ilgili olanı Dairenin 2008/12545; 11 parselle ilgili olanı 2008/6128 sayılı kararıyla onanmış, 13 parsele ilişkin dosya eksiklik nedeni ile mahkemesine geri çevrilmiştir. Dosya içinde bulunan kadastro mahkemesinin 2005/272 – 2008/15 sayılı dosyası içindeki uzman bilirkişi raporu incelendiğinde çekişmeli 12 parsel ile komşu 10, 11 ve 13 parsellerin memleket haritasındaki konumlarının birbiri ile aynı olduğu anlaşılmaktadır. Aynı mevkiide birbirine yakın komşu parseller hakkında birbirine çelişik kararlar verildiği halde, mahkemece, bu durum tartışılmadan ve yakın komşu diğer parsellerin durumunun da bir arada görülmesi amacıyla keşif yapılmadan karar verilmiş olması doğru değildir.
O halde; mahkemece yeniden yapılacak keşifte, öncelikle dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile batıdaki komşu taşınmazları gösteren kenarlaştırılmış pafta örneği getirtilmeli, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü belirlenmeli, komşu parsellere ait yukarıda sözü edilen dava dosyaları incelenmeli, 13 parsele ilişkin dosyanın sonucu araştırılmalı, batıda bulunan komşu parseller ile, kuzeyde 128 ada 9 parsel, güneyde 1 ve 6, doğuda 12, 13, 14, 15 ve 16 parsellerin kadastro tesbit tutanakları, keşinleşmişlerse tapu kayıtları, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, davalı olan parsellerin keşfi mümkünse birlikte yapılmalı, ziraat uzmanından taşınmazlardaki bitki örtüsünün niteliği, ağaçların yaşı, dağılımı, kapalılık oranı, dikme mi kendiliğinden yetişme mi olduğu konularında bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, böylece elde edilecek deliller çerçevesinde karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05.02.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.