Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10417 E. 2011/10778 K. 14.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10417
KARAR NO : 2011/10778
KARAR TARİHİ : 14.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki araç tescili-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkiline araç satın almasında yardımcı olduğunu, araç bedelinin müvekkili tarafından araç sahibine ödendiğini, davalının sahte ruhsat fotokopisi ve kasko poliçesi getirerek müvekkilini aracın kendisine intikal ettiğine inandırdığını, satın alınan aracın kiraya verilmesinden elde edilecek gelirin davalı ile eşit olarak paylaşılacağını, ancak müvekkiline kar payı verilmediğinde müvekkilinin aracı satmak istediğinde aracın davalı adına kayıtlı olduğunu öğrendiğini belirterek aracın müvekkili adına tescilini mümkün olmaması durumunda müvekkilinin araç bedeli olarak ödediği 54.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, satın alınan araç bedelinin davacı tarafından ödendiğini, ruhsatın ise kendi adına olduğunu, davacının bu durumu bildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu aracın haricen satışının davacıya yapıldığı ve araç bedelinin davacı tarafından ödendiği, kayden malikin ise davalı olduğu, davalının sebepsiz zenginleştiği, davacının geçersiz satışa konu parasını geri isteyebileceği, davalı kayden malik olduğundan araç bedelini ödemek zorunda olduğu, tescil talebinin idari işlem olduğu gerekçesiyle tescil yönünden davanın reddine, alacak yönünden davanın kabulüne, 54.000 TL. alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava terditli dava niteliğinde olup, davacı vekili dava dilekçesinde aracın müvekkili adına tescilini, mümkün olmaması durumunda müvekkilinin araç bedeli olarak ödediği 54.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, tescil talebi yönünden davanın reddine, alacak yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Terditli taleplerde kabul edilen kısım bulunmaması halinde diğer taraf lehine vekalet ücretine hükmedilebilecektir. Davada ise, davacının terditli taleplerinden olan alacak talebi kabul edilmiştir. Bu durumda yazılı şekilde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değilse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK 438/7 maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının 4. bendinde yer alan “Davanın tescil yönünden red edilmiş olması sebebi ile Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanıp takdir olunan 575.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” kısmının hükümden çıkarılarak kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.