YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13245
KARAR NO : 2012/5006
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kestel Kasabası Sarıağalar mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, fenni bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 6373,57 m² yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına, (B) ile gösterilen 1636,04 m² taşınmazın ise, Hazine adına tapuya tesciline dair verilen karar Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.06.2009 gün ve 2009/4972 – 9210 sayılı kararı ile [Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Zira öncelikle aynı mahkemede 2005/294-518 ve 2005/329-519 sayılı (dairemizin 2009/4972 ve 2009/4975 sayılı) dosyalarda aynı davacı gerçek kişi tarafından birbirine yakın olan taşınmazlar ile ilgili olarak Medeni Kanunun 713. maddesi gereğince kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğe dayanarak tescil davası açtığı, ayrı ayrı dosyalarda yapılan incelemede çekişmeli taşınmazların yörede 1960 yılında yapılan genel kadastro çalışmalarında taşlık çalılık olarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmakta olup uzman fenni bilirkişi tarafından dava konusu olan taşınmazların kadastro parselleri ile irtibatlı krokisi düzenlenmemiş olup, bu hali ile hükme esas krokinin infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. Ayrıca; mahkemece çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları ile varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiklerinin de araştırılması] gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 05.10.2010 tarihli rapor ekindeki krokide (A1) işaretli 4728,57 m² taşınmazın davacı gerçek kişi adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (A2) işaretli 3281,35 m² taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisi rapor ve krokisinin kararın eki sayılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 26.10.1984 tarihinde yapılıp 26.04.1985 tarihinde ilan edilerek 26.04.1986 tarihinde kesinleşen oman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1960 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli temyize konu (A1) ile işaretli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.