Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1309 E. 2012/6622 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1309
KARAR NO : 2012/6622
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında, …. ilçesi, …. beldesi 154 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, 646,88 m2 yüzölçümüyle, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle, tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, 154 ada 2 parselin kendi kullanımında olduğunu, 811 m2 üzerinden Hazineye ecrimisil ödediğini, ancak tespit sırasında kullandığı bir kısım alanların bitişikteki 154 ada 1 ve 3 parsellerin yüzölçümüne dahil edildiğini ileri sürerek, bu kısımların iptal edilerek 2 nolu parsele ilavesi ile 2 nolu parselin 811 m2 olarak tescili istemiyle dava açmıştır. 154 ada 1 parsel 1475,96 m2 yüzölçümüyle …’in kullanımında olduğu, 154 ada 3 parsel ise 869,07 m2 yüzölçümüyle …’in kullanımında olduğu beyanlar henesine şerh edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 154 ada 2 ve 3 parsellere ilişikin yüzölçüm miktarlarının iptali ile, krokide 154 ada 3 parselin (A) kısmı ve batıda ark olarak bırakılan alanda kalan (B) ile gösterilen kısımların ilavesiyle 154 ada 2 parselin 755,32 m2 yüzölçümüyle, 154 ada 3 parselin ise 851,70 m2 yüzölçümüyle tespitine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen) Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dava konusu taşınmaza ilave edilen ve krokide (B) ile gösterilen kısmın, paftasında ark olarak gösterilen ve tutanak düzenlenmeyen alanda kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde 154 ada 1 ve 3 parselleri dava etmektedir. Batıdaki ark olarak tespit edilen ve tutanak düzenlenmeyen yere ilişkin davası yoktur. Kaldi ki davası olsa dahi bu konuda görevli değildir.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26. maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve 30 günlük askı ilân süresi içinde davanın açılmış olması gerekir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir. Kaldı ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2007 gün ve 2007/20-909 Esas, 2007/891 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.O halde, bütün bu maddî ve hukukî olgulara göre, dava konusu taşınmazın (B) bölümü hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, bu bölüm hakkında görevsizlik kararı verilerek, bu bölüm hakkındaki davanın genel mahkemelere gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre ise, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan, dava konusu taşınmazların tutanak asılları davalıdır şerhi verilerek dosyaya gönderildiğinden, dava konusu tüm parseller hakkında sicil oluşturulmaması doğru değildir. 3402 sayılı Yasanın 31/son maddesi gereğince takdir edilen vekalet ücretinin taraflara 100’er lira olarak verilmesi ve infazda tereddüt yaratmayacak karar oluşturulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.