YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2096
KARAR NO : 2013/3716
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi dava dilekçesi ile; nde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığını, … Köyü sınırları içinde bulunan 106 ada 79 sayılı 52534,99 m²’lik orman olarak tesbit edilen parselin yüzölçümü itibariyle sınırlarının daraltıldığı iddiası ile yüzölçümünün düzeltilerek yazılmasını istemiştir. Davaya konu yer hakkında 106 ada 27, 28, 29, 35, 36, 37, 41, 42, 43 ve 44 parsel numarasıyla kadastro tesbitleri yapılmış, mahkemece tesbit malikleri davaya dahil edilerek, davanın kısmen kabulüne – kısmen reddine, 106 ada 29,35 ve 41 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu edilen taşınmazlardan 106 ada 27 parselin orman bilirkişisi ve fen bilirkişisinin raporlarında (A) ile gösterilen 5112,43 m², 106 ada 36 parselin (C) ile gösterilen 485,04 m², 106 ada 37 parselin (E) ile gösterilen 402,59 m², 106 ada 42 parselin (G) ile gösterilen 711,45 m², 106 ada 43 parselin (K) gösterilen 621,15 m2’lik kısımlarının tefrik edilerek ana orman parseli olan 106 ada 79 parsel sayılı taşınmaza eklenerek orman vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu edilen yerlerden 106 ada 27 parselin orman ve fen bilirkişisi raporlarında geriye kalan ve (B) ile gösterilen 1295,75 m², 106 ada 36 parselin (D) ile gösterilen 1428,33 m², 106 ada 37 parselin (F) ile gösterilen 581,41 m², 106 ada 42 parselin (H) ile gösterilen 1133,80 m², 106 ada 43 parselin (L) ile gösterilen 695,54 m²lik kısmın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazlardan 106 ada 28 ve 44 parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1966 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) Davacı … Yönetimi ile davalı Hazinenin 106 ada 27 parselin fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfiyle işaretli bölüme yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 106 ada 27 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle işaretli bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, mezarlık olarak kullanıldığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre,yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün 106 ada 27 parselin (B) bölümüne yönelik olarak onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı … Yönetimi ile davalı Hazinenin 106 ada 36 parselin (D), 106 ada 37 parselin (F), 106 ada 42 parselin (H) ve 106 ada 43 parselin (L) harfiyle işaretli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece temyize konu taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle tesbit gibi tescillerine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki, çekişmeli taşınmazların kadastro tutanakları, Orman Yönetiminin kısmî ilân süresi içinde açtığı dava nedeniyle, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 5. maddesi gereğince kadastro mahkemesine gönderilmiş olup, aynı Kanunu’nun 30/2. maddesine göre kadastro hâkimi re’sen araştırma yaparak gerçek hak sahibini tesbit etmek zorundadır. Mahkemece, kişiler adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümleri yönünden kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır.
Bu nedenle, yeniden yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, temyize konu taşınmaz bölümlerinin zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; çekişmeli taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında, murisler yönünden de tapu ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün 106 ada 27 parselin (B) bölümüne yönelik olarak ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 106 ada 36 parselin (D), 106 ada 37 parselin (F), 106 ada 42 parselin (H) ve 106 ada 43 parselin (L) harfiyle işaretli bölümlerine yönelik olarak BOZULMASINA 02/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.