YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6024
KARAR NO : 2013/10795
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. madde gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, … Köyü 165 ada 3 nolu 5147,08 m2 yüzölçümlü ve 165 ada 7 nolu 3456,57 m² yüzölçümlü parseller Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak, tutanağının beyanlar hanesine taşınmazın davacı tarafından kulllanıldığı ve üzerindeki zeytin ağaçlarının kendisine ait olduğu yazılmıştır.
Davacı gerçek kişi, kullanıcı olarak belirtildiği parsellerin eksik ölçüldüğünü belirterek, 3 ve 7 sayılı parsellerin eksik tesbit edilen kısımların 15.915,08 m²’ye tamamlatılmasını istemiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazların orman olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve 165 ada 3 ve 7 sayılı parsellerin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamı ve kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1949 tarihinde kesinleşmiş, dava ise, 12.07.2010 tarihinde açılmıştır. Dava konusu (A ve B) harfleriyle gösterilen taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince, “…Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerinde dava açılabilir. Bu süre, hak düşürücü süredir.” hükmü gereğince, dava 6 aylık askı ilân süresi içinde açılmadığından, davaya bakma görevi, kadastro mahkemesine ait olmayıp, genel mahkemelere aittir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup; temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple, mahkemece yapılacak iş; askı ilân süresi içinde orman sınırlamasına karşı açılmış bir dava olmadığı için, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu düşünülerek, görevsizlik kararı vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.