YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4067
KARAR NO : 2010/12373
KARAR TARİHİ : 03.11.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkil şirketten fatura karşılığı mal aldığını, fatura bedellerini ödemediğini, davalının yapılan icra takibine itiraz ettiğini, itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişkiye dayalı bir takip yapılmış ise de, alacağın var olup olmadığı, varsa miktarının ancak yargılamayla ortaya çıkacağını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini ve % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının ibraz ettiği yevmiye defteri, ihtilafa konu mal teslimi irsaliye ve faturaları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan 2.464.05 TL alacağının olduğu, davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından takip öncesi faiz talep edemeyeceği, takipten itibaren davacının avans faizi talep edebileceği, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin likit olduğu nedenle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının iptaline, 2.464.05 TL. asıl alacak üzerinden takibin devamına, takipten itibaren alacağa avans faizi uygulanmasına, asıl alacağın % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinin sonuç bölümünde itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş olup bu talep gözetildiğinde davanın takibe konu edilen toplam miktara yönelik olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 03/11/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
….