Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4955 E. 2012/18949 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4955
KARAR NO : 2012/18949
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Asil . ve vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinden .’in davalı şirketin sahiplerine ait olan dava dışı İnan … … Ltd Şti. isimli şirketlerinde 14.06.2009 tarihinde SSK’lı olarak işe girdiğini, ancak fiilen davalı şirkette sigorta müdürü olarak işten çıkarılmak zorunda bırakıldığı 22.01.2007 tarihine kadar çalıştığını, diğer davacıların ise davacı …’nın anne ve babası olduğunu, davalı şirket ortaklarınca müvekkili …’ya yapılan maddi ve manevi baskılar sonucu davaya konu 210.000 TL’lik bononun imzalandığını, bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, dava konusu bono ile ilgili olarak ikrah nedenine dayalı olarak açtıkları davanın reddedildiğini, bu davada ise farklı nedenlere dayandıklarını, bononun ihdas nedeninin “nakden” olduğunu, davalıların ise gerek önceki davada gerekse ceza yargılaması sırasında davacı …’nın zimmetine para geçirildiğini iddia ettiklerini, oysa böyle bir olayın gerçekleşmediğini, … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/503 sayılı dava dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda zimmet olgusununda rastlanılmadığının belirtildiğini, yine davalı tarafça zimmete para geçirmeye dayanak gösterilen kayıtların bononun tazmininden (1) gün sonrasına ait olduğunu, müşterilere kesilen poliçe bedellerinin zimmete geçirildiği, iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafın zimmet iddiasıyla bononun ihdas nedenini talil ettiğini, takip nedeniyle yapılan hacizlerde davalı tarafından 32.500 TL tahsilat yapıldığını belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/91 esas, 2009/61 karar sayılı dosyasının bu dava açısından kesin hüküm oluşturduğu, davacının iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı …’nın 22.01.2007 tarihli beyan ve taahhüdünde 210.000 TL aldığını ve bu parayı nakden iade edeceği ikrar ettiğini, senedin ihdas nedenini talil etmediklerini, davacı …’nın 22.01.2007 tarihli ikrarın içeren beyan ve taahhüdünde şirkete 210.000 TL borcunun olduğunu ve en geç 31.01.2007 tarihine kadar nakden iade edeceğini beyan ettiğini, davacı …’nın 2005 ve 2006 yıllarında şirketin 296.813,65 TL’sini zimmetine geçirdiğini ticari defterle üzerinde bilirkişi incelemesini kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, hem ceza davasında hem de yargılaması biten hukuk davasında davalı tarafından bononun ihdas nedeninin talil edilmediği bononun ihdas nedeninin davacı …’nın 22.01.2007 tarihli beyan ve taahhüdü başlıklı belge olduğu, bu belgenin borç ikrarı mahiyetinde olduğu, davalı ticari defterlerinde de davacıların 210.000 TL borçlu olduğunun saptandığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılardan .. hakkında … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/503 esas sayılı dava dosyasında kamu davası açıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, BK’nun 53. maddesi hükmüne göre ceza mahkemesince saptanan maddi olgular hukuk hakimini de bağlayacağından mahkemece davacılardan .aleyhine açılan ceza davasının sonucunun beklenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik şekilde inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan 900 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.