Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4807 E. 2010/13746 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4807
KARAR NO : 2010/13746
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 10.02.2010
No : 187-57
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davalıya satılıp teslim edildiği iddia edilen mal bedeli karşılığı 93.273.89.-YTL’nin faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, soyut iddialar ile dava açıldığını, davacı şirket çalışanının davacıyı dolandırdığını, kendi iç ilişkisinden kaynaklanan olaylar nedeni ile müvekkilinin ve diğer şirketlerin suçlandığını, mal teslim edilmediğini, mal teslim belgesi olarak ibraz edilen bilgisayar çıktısının sipariş formu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından sunulan bir kısım bilgisayar çıktılarının mal teslimini kanıtlamaya yeterli belge olduğu, bu belgelerden ikisi yönünden davalının imza inkarında bulunduğu yapılan incelemede imzaların davalı temsilcisine ait olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla bu belgelerle mal tesliminin kanıtlanamadığı, diğer belgelerdeki imzalar inkar edilmediğinden bu belgelerdeki malların teslim edildiğinin kabulü gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine 45.823.02.-TL’nin 16.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek %29 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve nizasız dönemde davacının davalıya sattığı malları irsaliyeli faturalara aldığı imzalar ile teslim ettiği ve sattığı malların bedelinin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu edilen faturalar davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davacının davalıya gönderdiği 10.01.2007 tarihli ihtarnamede, alacağın dayanağı faturaların tarihi belirtilmediği gibi faturaların da gönderilmediği görülmüştür.
Davacı vekili, … Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği 09.01.2007 tarihli dilekçede de şirket çalışanı …’un şirketi dolandırdığını ve davalı çalışanları ile el ve işbirliği yaptığını iddia etmiş ise de, davacı şirket çalışanı hakkında hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığı, davalı çalışanlarının da içinde bulunduğu kişiler hakkında ise takipsizlik kararı verildiği belirlenmiştir.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının faturaları davalıya göndermediği mal teslimini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabul edilmesi doğru görülmediğinden hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.