YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4627
KARAR NO : 2010/13495
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, faturaya dayalı olarak girişilen icra takibine davalı tarafın haksız olarak kısmi itirazda bulunduğunu, icra takip tarihi itibariyle müvekkilinin toplam 7.142.13.-TL alacağının olduğunu, davalının kısmi itiraz dilekçesinde kabul ettiği 4.854.00.-TL borçtan düşüldüğü zaman kalan 2.288.13.-TL üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek 2.288.13.-TL’ye denk gelen itirazın iptaline, takibin toplam 7.142.13.-TL üzerinden devamına, 2.288.13.-TL’nin %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dosyasında kabul edilen 4.854.00.-TL borç miktarı üzerinden hesaplanan 5.670.00.-TL’nin icra dosyasına yatırıldığını, başka borcun bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde bir takım faiz hesapları yaptığını, ancak müvekkili temerrüde düşürülmediği için iddianın yerinde olmadığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalının 12.08.2007 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek benimsenen bilirkişi ek raporuna göre davanın kısmen kabulü ile takibin 1.187.72.-TL asıl alacak, 914.53.-TL işlemiş faiz olmak üzere 2.102.25.-TL toplam alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2.102.25.-TL’nin %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen miktar üzerinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davaya konu icra takibinde talep edilen fatura bedeli alacak bakımından temerrüdün hangi tarihte gerçekleştiği noktasında toplanmaktadır. Sipariş formunda ödemenin çekle yapılacağı belirtilmiş olup, davacı uyuşmazlık konusu fatura bedeli karşılığında davalı tarafından kesilen çekin faksla kendisine gönderildiğini ve çek aslının davalı tarafından daha sonra gönderileceği bildirilmesine rağmen gönderilmediğini beyan etmiş ve dosyaya sunduğu çek fotokopisine göre keşide tarihinde temerrüdün gerçekleştiğini iddia etmiştir. Ancak çek aslı sunulmamıştır. Davacı tarafından ibraz edilen çek fotokopisi temerrüt tarihinin belirlenmesinde değerlendirmeye alınamaz. Çek aslı da sunulamadığına göre temerrüt tarihinin BK.nun 101.maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden icapsız isticvap davetiyesi sonucu gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.