YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/889
KARAR NO : 2011/1995
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava ve ıslah dilekçesinde 58.500 TL. ürün zararının elkoyma tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti davacı ile dava dışı kişilere ait olup davalı idare tarafından kamulaştırılan taşınmazların davacı tarafından malik ve kiracı olarak kullanıldığını ve taşınmaza buğday ürünü ekilmiş olduğunu, Kamulaştırma Yasasının 27.maddesine göre yapılan tespitte dikkate alınmayan buğday ürününe verilen zarar karşılığında davalı idare tarafından 8160 TL.’nın müvekkiline ödendiğini, bu paranın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak alındığını ileri sürerek Yasanın 20.maddesine göre ürün kaybından kaynaklanan zararın tazminini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; … Kasabası 194 ve 195 parsel sayılı taşınmazların paylı olarak davacı ile dava dışı kişilere 196 ve 1019 parsel nolu taşınmazların da davacıya ait olup davalı idare tarafından kamulaştırıldığı, davacının bu taşınmazları malik ve kiracı sıfatıyla kullandığı, Yasanın 27.maddesi uyarınca 12.11.2007 tarihinde yapılan tespiti takiben buğday ekili taşınmaza el konulduğu ve davacıya ürün zararı karşılığında 8160 TL. ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Kamulaştırma Yasasının 20.maddesinin son fıkrasında ekili arazilerin boşaltılmasının hasat sonuna bırakılacağı, hasat sonuna bırakılması mümkün olmayan hallerde ise ekin bedelinin tazmini suretiyle taşınmazın boşaltılabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında zararın tazmin yükümlülüğü kapsamı içinde olduğu anlaşılmaktadır. Yasanın 20. maddesinde hükme bağlanmış olan tazmin yükümlülüğü, ekili taşınmazın hasat zamanı beklenmeden boşaltılması gereken hallerde, boşaltma tarihinde gerçekleşmiş olan zarar miktarıyla sınırlıdır. Başka bir anlatımla kamulaştıran idarenin hasat zamanını beklemeden el attığı taşınmazda ekili olan ürün için ödeyeceği tazminat, boşaltma tarihine kadar fiilen yapılmış olan harcamalardan ibarettir. Ekili ürünün hasat sonunda getireceği net gelir, henüz gerçekleşmeyen, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği veya ne oranda gerçekleşeceği de bilinmeyen bir gelir olup, böyle bir gelirden yoksun kalındığından dolayı tazminat istenilmesi mümkün değildir.
Bu hususlar dikkate alınmadan ve ürün zararı olarak idarenin davacıya yapmış olduğu ödeme sırasında davacının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutup tutmadığı da araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.