YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7523
KARAR NO : 2010/10912
KARAR TARİHİ : 06.10.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın kaldırılması talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyat haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili,…’ın genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu , diğer borçluların ise kefil sıfatıyla sorumlu olduklarını, kullandırılan kredinin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek alacağın muaccel hale geldiğini belirterek ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur. Mahkemece talep uygun görülerek asıl borçlu ve kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, alacağın ipotekle güvence altına alındığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, borçlulara gönderilen ihtarname içeriğinden borçluların taşınmazları üzerine ipotek konulduğunun anlaşıldığı, alacağın rehinle temin edilmiş olduğu belirtilerek itirazın kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İcra ve İflâs Kanunu’nun 257’nci maddesi uyarınca, alacağın rehinle temin edilmesi hâlinde borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez. Aleyhine ihtiyati haciz istenen kredi sözleşmesinin asıl borçlusu… ile kefilleri olup, Borçlar Kanunu’nun 487’nci maddesi uyarınca alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kefiller aleyhine ihtiyati haciz istenmesine bir engel bulunmamaktadır. Ancak ipoteğin, kefaletin teminatı olarak düzenlenmesi durumunda kefiller hakkında ihtiyati haciz istenemez. İpotek akit tablolarının incelenmesinde; ipoteklerin kefalet borçları için değil, asıl borçlu…’ın borcu için tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu ilkeler doğrultusunda aleyhine ihtiyati haciz istenen kefiller için kefalet borcu nedeniyle teminat verilip verilmediği araştırılarak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kefiller yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 6.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.