YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23
KARAR NO : 2013/6061
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili, davalı – k.davacı … ve davalılar …, … … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Ayanos (…) Köyü 226 parsel sayılı 150125 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak tarla niteliği ile … ve arkadaşları adına tespit edilmiş olup, halen tapuda davalılar adına kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapıldığını ve 19.08.2008 tarihinde ilan edildiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup halen orman niteliğini taşıdığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle dava açmış; Hazine, taşınmazın Hazine adına tapuya tescili talebi ile davaya müdahil olmuştur.
Birleştirilen, mahkemenin 2010/523 Esas sayılı dava dosyasıyla, …, çekişmeli taşınmazın tapulu hissedarı olduğunu, taşınmaz hakkında Orman Yönetimi tarafından mahkemenin 2008/23 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, taşınmazın 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman tahdidi sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı ve ormanla ilgisi bulunmadığı halde, yörede 19.08.2008 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında bir kısmının orman sınırları içine alındığını, bir kısmının da 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığını iddia ederek, orman sınırlandırmasının ve 2/B madde uygulamasının iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece;
1) Davacı …’nun davasında hukukî yararı bulunmadığından dolayı subüta ermeyen davanın reddine,
2) Davacı … Yönetiminin açmış olduğu ve davaya katılan … Hazinesinin davalarının kısmen kabul, kısmen reddi ile; 226 parselin orman bilirkişi raporlarına ekli krokide (B) harfi ile gösterilen yeşile boyalı olan yer halen dahi Karahayıt Devlet Orman sınırları içerisinde kalmış olduğundan, bu kısım hakkındaki dava dilekçesinin mahkememizin görevsiz olması neden ile görev yönünden reddine; bu kısım hakkında açılan davanın karar kesinleştikten sonra görevli Serik Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine;
Davacı idarenin (C1, C2 ve C3) ile gösterilen toplamda 45.308 m2 yer hakkında açılan davanın sübuta ermediğinden reddine;
Davacı idarenin, 2/B olarak orman sınırları dışına çıkartılmış olan (A) harfi ile gösterilen 540 m2, (B1+B2+B3) harfleri ile gösterilen 24.806 m2, (B4) ile gösterilen 2.421 m2, (B5) ile gövsterilen 3.991 m2, (B6) ile gösterilen 2.934 m2 ve (B7) ile gösterilen 3.254 m2 olarak toplamda 37.946 m2 yer için açmış olduğu davanın kabulü ile bu kısımlar hakkındaki 5 nolu Orman Kadastro Komisyonun iptali ile bu kısımların orman olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm Hazine vekili, davalı – k. davacı … ve davalılar …, … … ve …, tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman tahdidi ve 2/B uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu, 1949 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidi ile 2005 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu yapılmış olan ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın (C1-C2-C3) ile gösterilen kısımlarının yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı; yörede 2005 yılında yapılan evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanunun değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında bu kısmın herhangi bir işleme tâbi tutulmadığı, sadece 1949 yılında yapılan orman tahdidinin aplikasyonu ile yetinildiği anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca “Orman Kadastro Komisyonlarınca tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen tebliğ hükmündedir. Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine …. müracaatla sınırlamaya ve bu Kanunun 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarma işlemlerine Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı), Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. … Kadastro mahkemeleri 6 aylık kanunî süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davalarına bakmakla görevlidir. Çekişmeli taşınmazın (C1-C2-C3) ile gösterilen kısımlarının yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı … Yönetiminin bu kısma ilişkin davası, tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olup, bu davaya bakmakla kadastro mahkemesi görevli olmadığından; çekişmeli taşınmazın (B1, B2, B4, B5 ve B7) ile gösterilen kısımlarının yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı; yörede 2005 yılında yapılan evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanunun değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında bu kısımların 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu kısmın 2/B şartlarının taşımadığı, kendi haline bırakıldığında ormana dönüşebilecek yerlerden olduğu anlaşıldığından müdahil davacı … ile davalıların bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir .
2) Çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen kısmının yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı; yörede 2005 yılında yapılan evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanunun değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında bu kısmın herhangi bir işleme tâbi tutulmadığı, sadece 1949 yılında yapılan orman tahdidinin aplikasyonu ile yetinildiği, (B) ile gösterilen kısımların tahdit dışında ziraat alanı olduğu anlaşıldığından, mahkemece bu kısma yönelik davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3) Davacı – k. davalı …’ nun temyiz itirazlarına gelince; davacı – k. davalı …, çekişmeli taşınmazın tapulu hissedarı olduğunu, taşınmaz hakkında Orman Yönetimi tarafından mahkemenin 2008/23 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, taşınmazın 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman tahdidi sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı ve ormanla ilgisi bulunmadığı halde yörede 19.08.2008 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında bir kısmının orman sınırları içine alındığını, bir kısmının da 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığını iddia ederek, orman sınırlandırmasının ve 2/B madde uygulamasının iptali istemi ile dava açmış olup; çekişmeli 226 parsel sayılı taşınmazın (C1-C2-C3) ve (A, B1, B2, B3, B4, B5, B6 ve B7 ) ile gösterilen kısımlarının yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı; yörede 2005 yılında yapılan evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanunun değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında (A, B1, B2, B3, B4, B5, B6 ve B7 ) ile gösterilen kısımlarının 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 226 parsel sayılı taşınmazın (C1-C2-C3) ile gösterilen kısımlarına yönelik orman tahdidinin 1949 yılında kesinleştiği ve 6831 sayılı Kanunun 11 maddesi gereğince tapulu taşınmazlara ilişkin orman tahdidine itiraz davası 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılabileceğinden hak düşürücü sürenin geçtiği, (A, B1, B2, B3, B4, B5, B6 ve B7) ile gösterilen kısımlarının ise, 2/B madde uygulamasıyla Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığından davacının bu kısımlara yönelik dava açmakta hukukî yararının bulunmadığı gibi dosyada mevcut orman bilirkişi raporlarından bu kısımların 2/B madde şartlarını taşımadığı anlaşıldığından, davacı – k.davalı …’nun temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4) Çekişmeli taşınmazın (A), (B3) ve (B6) ile gösterilen kısımlarının yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdid sınırları içinde kaldığı; yörede 2005 yılında yapılan evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanunun değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında bu kısımların 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, dosyada mevcut orman bilirkişi raporundan bu kısımların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından tam olarak orman niteliğini yitirdiği ve 2/B madde şartlarını taşıdığı bildirilmiş; ziraatçı bilirkişi raporunda da (B3) ile gösterilen kısmın buğday ekili, (B6) ile gösterilen kısmın karpuz ekili olduğu, (A) ile gösterile kısmın ise düz arazi olup ziraat alanı niteliğinde olduğu bildirilmiştir. Belirlenen bu bulgulara göre çekişmeli 226 parsel sayılı taşınmazın (A), (B3) ve (B6) ile gösterilen kısımlarının 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından tam olarak orman niteliğini yitirdiği ve 2/B madde şartlarını taşıdığı anlaşıldığından, Orman Yönetiminin bu kısımlara yönelik davasının reddine karar vermek gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda bir, iki ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle, müdahil davacı …, davacı – k. davalı … ile davalılar …, … , ve … ‘ın temyiz itirazlarının reddi ile ile (C1-C2-C3), ( B1, B2, B4, B5 ve B7 ) ve (B) ile gösterilen kısımlara yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının …’na yükletilmesine, temyiz eden davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına, yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Dördüncü bentde açıklanan nedenlerle, Hazinenin (A), (B3) ve (B6) kısımlara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle bu kısımlara yönelik hükmün BOZULMASINA 23/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.