Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/572 E. 2011/10757 K. 14.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/572
KARAR NO : 2011/10757
KARAR TARİHİ : 14.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazındaki ağaçların kesilmesi ve çıkacak odunların alınması konusunda davalıyla anlaşma yapıldığını, müvekkilinin aldığı avansa karşılık davalıya 25.12.2007 vade tarihli 17.000 YTL bedelli senedi verdiğini, davalıya 19.359,00 YTL’lik odun teslimatı yapıldığı halde davalının müvekkiline ödememe protestosu gönderdiğini ileri sürerek senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, taraflar arasındaki 04.04.2006 tarihli sözleşmeyle davacıya ait taşınmazdan kesilecek 250 ton meşe odununun kesilip alınması konusunda anlaşma yapıldığını, davacıya yaptığı ödemelerden sonra teslim edilen odunun eksik olduğunun anlaşılması üzerine davacının davaya konu senedi düzenleyip verdiğini belirterek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 25.12.2007 vade tarihli, 17.000,00 TL bedelli senedin varlığını ispatlayamadığı, davacının 04.04.2006 tarihli sözleşmedeki imzasını inkar etmesi üzerine adli tıp kurumundan alınan rapor sonucunda sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir. Taraflar arasında odun alım satımı ilişkisi bulunduğu ve bu ilişki nedeniyle bir senet verildiği ihtilafsızdır. Uyuşmazlık kararlaştırılan miktarda odun teslim edilip edilmediği yönünde toplanmaktadır. Dava dilekçesinde 25.12.2007 vade tarihli 17.000,00 YTL bedelli senetten söz edilmiş ise de dosyaya sunulan bononun vade tarihi, dava dilekçesinde belirtilen tarih olmakla birlikte miktarının 15.000,00 YTL olduğu, yani dava dilekçesindeki miktarla senetteki miktarın uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim yerel mahkemece bu husus gerekçe yapılarak hüküm oluşturulmuştur. Ne var ki, davalı 28.02.2008 tarihli oturumdaki beyanıyla dava konusu senedin taraflar arasındaki hukuki ilişki nedeniyle alındığını ve miktarının 15.000,00 YTL olduğunu açıkça bildirmiştir. Bu durum karşısında mahkemece dava dilekçesindeki senet miktarına yönelik açıklamaların maddi hataya dayalı olduğu düşünülerek dosyaya sunulan ve davalının duruşmadaki beyanına göre dava konusu olduğu anlaşılan bonoya yönelik iddia ve savunmalar üzerinde durulup deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 14.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.