Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2211 E. 2010/4737 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2211
KARAR NO : 2010/4737
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … … ve vek.Av. … ile davalı vek.Av…. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi (babası) …’ın borçlu, davalının lehtar olduğu senetteki imzanın murislerine ait olmadığını belirterek borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisi …’ın 20.01.2005 tarihinde vefat ettiğini, davaya konu senedin davacıların murisinin önceleri hastalığı nedeniyle aldığı nakit paraların geri ödenmemesi üzerine müvekkiline taahhüt ettiği kiracı olarak oturduğu daireyi ve yine aynı bölgedeki arsanın alacağı ve arsa payına düşen dairelerden biri ile birlikte iki adet dairenin tapusuna karşılık güvence olarak verildiğini, senedin bizzat müvekkilinin huzurunda davacıların murisi … tarafından imzalandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, senetteki imzaların …’ın eli mahsulü olduğu Adli Tıp raporu ile saptandığı ve davanın yerinde görülmemesi nedeni ile reddine, İİK’nun 72/4.maddesi uyarınca %40 icra inkar tazminatının davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 09.04.2009 tarihli kararı ile “…HUMK’nun 381/2.maddesine aykırılık teşkil ettiği nedeni ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, %40 icra inkar tazminatı 32.000 TL’nin davacılardan alınmasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nun 72/4.maddesi “dava, alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde %40’tan aşağı tayin edilemez.”hükmünü öngörmektedir.
Somut olayda, 04.07.2005 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş ise de ihtiyati tedbir kararının infaz edilip edilmediği tespit edilemediği gibi, söz konusu takipte icra hukuk mahkemesine yapılan şikayet sonucu iptal edilmiş ve karar da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Bu durumda anılan yasa hükmündeki tazminat koşullarının davalı lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.