YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10210
KARAR NO : 2010/7382
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :29.05.2009
No :229-262
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … Tekstil A.Ş, … A.Ş ve Tümteks A.Ş arasında muhtelif tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalılardan … Holding A.Ş’nin … A.Ş ile ve Tümteks A.Ş ile akdedilen 19.06.1997 tarihli, 2.000.000 USD’lik Genel Kredi Sözleşmesinde müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, bilahare müvekkili banka ile dava dışı borçlu şirketler arasında 14.10.2002 tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi imzalandığını, davalıların da bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ancak bu sözleşmenin ihlali üzerine dava dışı borçlular hakkında var olan icra takiplerine devam edildiğini, sözleşmenin 6.maddesi uyarınca da davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, ancak davalıların haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacı bankanın davalılar aleyhine takip yapmasında haksız bir yön bulunmadığı, davalıların itirazlarının yerinde olmadığı, davacı bankaya karşı sorumluluklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazlarının kısmen iptaliyle takibin 14.962.422.TL asıl alacak, 42.489.538 TL işlemiş faiz, 2.124.477 TL BSMV olmak üzere toplam 59.576.437 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %97.5 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davalıların %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluklarına, tahsilde tekerrüre esas olunmamasına, lider banka olan Yapı Kredi Bankasının asıl borçludan yapmış olduğu ve davalılardan yapacak olduğu tahsilatların icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.2.bilirkişi heyeti dosyaya sundukları raporda dava dışı asıl borçluların alacaklı bankaya yaptıkları ödemelerin de dikkate alınması suretiyle yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, bakiye borcun ne kadar olduğunun dosya içeriğinden tam olarak tespit edilemediği, nihai borcun tespit edildikten sonra davalıların sorumluluklarının belirlenmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece, 2.bilirkişi raporundaki eksiklikler giderilerek dava dışı asıl borçluların yaptığı ödemeler dikkate alınarak ve davacının da itirazlarını karşılayacak şekilde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ilk bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.