Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12613 E. 2013/6104 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12613
KARAR NO : 2013/6104
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü, 105 ada 79, 106 ada 24, 108 ada 10, 115 ada 23 ve 163 ada 5 parsel sayılı taşınmazlardan, sırasıyla 105 ada 79 parsel 5471,20 m² yüzölçümünde ve 1937 tarih 242 numaralı, 106 ada 24 parsel 16342,49 m² yüzölçümünde ve 1937 tarih 179 numaralı, 108 ada 10 parsel 4395,31 m² yüzölçümünde ve 1937 tarih 183 numaralı, 115 ada 23 parsel 7534,80 m² yüzölçümünde ve 1937 tarih 163 numaralı ve 163 ada 5 parsel 7460,83 m² yüzölçümünde ve 1937 tarih 10 numaralı, vergi kayıtları uygulanarak ve tüm taşınmazlar hakkında Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/90 Esas sayılı dosyasında davalı olduklarından söz edilerek maliki mahkemece belirlenmek üzere 3402 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca malik haneleri açık bırakılarak tespit edilmişlerdir.
Davacı …, 24.02.1997 tarihli Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dilekçe ile irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, … Köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazların kendisi ve kardeşi … adına tapuya tescili istemiyle Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/90 Esas sayılı dosyasında dava açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince, çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlediği ve bu nedenle davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile H.U.M.K.’nun 27. maddesi uyarınca dava dosyası kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Kadastro Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 105 ada 79, 106 ada 24, 108 ada 10 ve 115 ada 23 parsel sayılı taşınmazların davacı … ve … adlarına, 163 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ise, ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; davacı … ve davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.01.2010 tarih ve 2009/16881 – 2010/759 sayılı kararı ile hüküm 105 ada 79, 106 ada 24, 108 ada 10 ve 115 ada 23 parsel sayılı taşınmazlar yönünden onanmış, 163 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise bozulmuştur.
Hükmüne uyulan kısmen onama-kısmen bozma kararında özetle; “Hazine ve Orman Yönetiminin, 105 ada 79, 106 ada 24, 108 ada 10 ve 115 ada 23 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden; temyize konu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları ve davacı kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle anılan
parseller yönünden hükmün onanmasına karar verilmiş; davacı … ve davalı … Yönetiminin 163 ada 5 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden ise, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, rapor ekindeki hat uygulaması bir OTS’yi gösterir şekilde yapılmış olup bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı net olarak anlaşılamadığı, taşınmazın eski tarihli memleket haritası ile 1980 – 1985’li yıllara ait memleket haritası ve aynı tarihli hava fotoğraflarındaki konumları belirlenmediği, Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşfe katılan ziraat bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.05.2002 tarihli raporda 163 ada 5 parselin üzerinde çam ağaçları ve çalılar bulunduğu, toprağının işlenmediği, ham toprak niteliğinde olduğunun bildirildiğini, kadastro mahkemesinde yapılan keşfe katılan ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, 163 ada 5 parselin (B) ile işaretlenen kesiminde pırnal meşeleri ile 16 tane 15 – 20 yaşlarında çam ağaçları bulunduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, (A) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinde ise 12 tane 30 yaşlarında kavak ağaçları bulunduğu, (A) ve (C) ile işaretlenen yerlerin tarım arazisi olduğunun bildirildiği, aynı taşınmaz hakkındaki iki ziraat raporu birbiri ile çelişik olduğu halde mahkemece bu çelişki üzerinde durulup yöntemince giderilmediği belirtilerek, usûlüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması ve ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu Söğütlüdere Köyü, 163 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14 ve 17. maddeleri gereğince tescil davası olarak açılan dava daha sonra çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1945 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 28.09.1945 yılında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp sonuçları genel arazi kadastrosu sırasında ilan edilen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu 163 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluşmadığı ve taşınmazın 1984 ve 1995 tarihli memleket haritaları ile 1981 tarihli hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olduğu uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak belirlendiğine göre, davacı … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.