YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12628
KARAR NO : 2013/6095
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, Fethiye İlçesi, …, 116 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 642,43 m²; 1284,57 m²; 1556,35 m²; 794,04 m²¸ 803,79 m², 1584,39 m² ve 1533,24 m² yüzölçümündeki taşınmazlar 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden oldukları gerekçesiyle, tutanaklarının beyanlar hanesine ” 2/B madde ve 2 parselde davalı …, 3 parselde davacı …, 4 parselde davacı …, 5 parselde davacı …, 6 parselde davacı…, 7 parselde davacı …, 8 parselde davacı … lehine kullanım ” şerhi verilerek Hazine adına tarla nitelikleriyle tesbit edilmişlerdir.
Davacılar … ve arkadaşları 25.05.2010 tarihli dilekçeleriyle, …, 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazın lehlerine kullanım şerhi verilen 116 ada 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsellere ilave edilerek tesbit edilmesi gerekirken ayrı bir parsel sayısıyla davalı … lehine kullanım şerhi verilerek tesbit edildiğini belirterek, 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ifraz edilerek, 128,40 m²’şer yüzölçümü miktarı 3, 4, 7 ve 8 sayılı parsellere, 64,20 m²’şer yüzölçümü miktarının da 5 ve 6 parsellere ilave edilmesi ve bu tesbite göre lehlerine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu …, 116 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitlerinin iptali ile teknik bilirkişi … ’in 09.02.2012 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) ve (2) ile gösterilen toplam 838,06 m² yüzölçümündeki bölümün 116 ada 2 parsel sayısı ve orman vasfıyla kullanıcı şerhi verilmeden Hazine adına, krokide (B) ve (3) ile gösterilen toplam 1421,61.m² yüzölçümündeki bölümün 116 ada 3 parsel sayısı ve tarla vasfıyla, beyanlar hanesine davacı … lehine kullanım şerhi verilerek kadastro tesbiti gibi Hazine adına, krokide (C) ve (4) ile gösterilen toplam 1684,39 m² yüzölçümündeki bölümün 116 ada 4 parsel sayısı ve tarla vasfıyla, beyanlar hanesine davacı … lehine kullanım şerhi verilerek kadastro tesbiti gibi Hazine adına, krokide (D) ve (5) ile gösterilen toplam 846,23.m² yüzölçümündeki bölümün 116 ada 5 parsel sayısı ve tarla vasfıyla, beyanlar hanesine davacı … lehine kullanım şerhi verilerek kadastro tesbiti gibi Hazine adına, krokide (E) ve (6) ile gösterilen toplam 839,11.m² yüzölçümündeki bölümün 116 ada 6 parsel sayısı ve tarla vasfıyla, beyanlar hanesine davacı …lehine kullanım şerhi verilerek kadastro tesbiti gibi Hazine adına, krokide (F) ve (7) ile gösterilen toplam 1699,97.m² yüzölçümündeki bölümün 116 ada 7 parsel sayısı ve tarla vasfıyla, beyanlar hanesine davacı … lehine kullanım şerhi verilerek kadastro tesbiti gibi Hazine adına, krokide (G) ve (8) ile gösterilen toplam 1663,51.m² yüzölçümündeki bölümün 116 ada 8 parsel sayısı ve tarla vasfıyla, beyanlar hanesine davacı … lehine kullanım şerhi verilerek kadastro tesbiti gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp 18.07.1948 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp sonuçları 08.08.1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, Hâkim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. madde 26/l) ve iki taraftan birinin talebi olmaksızın re’sen bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK.md.24/l). Buna göre, davacı gerçek kişiler 116 ada 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların kuzeyinde yer alan 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün lehlerine kullanım şerhi verilen 116 ada 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsellere eklenmesi istemiyle dava açmışlardır. Yani davacıların asıl dava ettiği parsel 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazdır. Mahkemece, davacı gerçek kişilerin davası kabul edilmemiş ve 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazın batısında yer alan 320 sayılı parselden bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölüm 320 parselden ifraz edilip, 116 ada 2 parsele eklenerek ve Hazine veya Orman Yönetimi tarafından usûlüne uygun olarak açılmış bir dava olmadığı halde, talep dışına çıkılarak 116 ada 2 parsel sayılı taşınmaz krokide (A) ile gösterilen bölümde eklenerek orman niteliğiyle Hazine adına tescile karar verilmiştir. Davacıların dava konusu yaptığı yani 116 ada 2 parselin yüzölçümünün diğer taşınmazlara eklenmesi talebi reddedildiği halde, hüküm yerinde davacıların davasının kısmen kabulü denilerek, yine talep dışına çıkarılarak 116 ada 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların batı sınırında bulunan 320 parsel sayılı taşınmazdan sırasıyla bilirkişi krokisinde (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) ile gösterilen bölümler ifraz edilip 116 ada 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsellere eklenip taşınmazların yüzölçümü miktarı artırılarak tesbit gibi tescile karar verilmiştir. Mahkemenin kabulüne konu ettiği bu işlem, açılan davanın konusu değildir. Zira açılan davanın konusu, 116 ada 2 parselin ifraz edilip 116 ada 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsellere ilave edilmesidir. Batı sınırlarının yanlış ölçüldüğüne dair bir iddiada davacılar tarafından ileri sürülmemiştir. Mahkemenin, hem 116 ada 2 parsele krokide (A) harfi ile gösterilen bölümü ekleyerek, 116 ada 2 parseli (A) harfi ile gösterilen bölümle birlikte orman niteliğiyle tescile karar vermesi, hem de 116 ada 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara, sırasıyla (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) harfleriyle gösterilen bölümleri ekleyerek bu parsellerin tesbit gibi tesciline dair kararı usûlün 26. madde hükmüne açık bir aykırılık oluşturmaktadır. Her iki kararda davacıların dava konu yaptığı konu ile ilgisiz ve talep dışı kararlardır. Ancak, talep dışına çıkılması HMK.’nun 26. maddesine göre olanaklı değildir.
Buna göre, mahkemece, davacı gerçek kişilerin davası reddedilmesine rağmen, hüküm yerinde kısmen kabul denilerek redde konu taşınmazların tümüne re’sen alınan kararla dosya kapsamından kime ait olduğu anlaşılmayan ve davacıların dava konusu yapmadığı 320 parselden ifraz edilen bölümler eklenerek verilen tescil kararları isabetsiz olup, davacı gerçek kişilerin davası reddedildiğine göre, redde konu tüm taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, re’sen işlemle yazılı şekilde hüküm kurulması önemli bir usûl hatası olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre ise, kısa kararda dava konusu taşınmazların ada, pafta ve parsel numaraları belirtilerek hak sahipleri adına sicil oluşturacak biçimde karar verilmesi gerekirken, kısa kararda sicil oluşturulmadan “davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine” şeklinde hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.