Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5945 E. 2010/10908 K. 06.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5945
KARAR NO : 2010/10908
KARAR TARİHİ : 06.10.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ile davalılardan … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacılar vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilince davalılardan inşaat malzemesi satın alındığını, kısmen ödeme yapılmış ise de bakiyesi ödenemeyince davalılardan faiz karşılığı borç para alındığını ve bono keşide edilerek davalılara verildiğini, sonrasında oluşan faiz borçları karşılığında da müvekkilince altı adet bononun daha keşide edilerek davalılara verildiğini, bu ilişki sırasında davalılarca müvekkillerine oran kısımları boş olan faiz sözleşmeleri imzalatılarak bu sözleşmelerdeki faiz oranları davalılarca fahiş şekilde doldurulmak suretiyle bonolarla beraber üç ayrı takip dosyasına konu edildiğini belirterek, bu takiplerden … 4.İcra Müdürlüğü’nün 2006/6813 esas sayılı takip dosyasında asıl borcun 15.000 TL olup, bu tutar ve yasal faizi dışında müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, diğer iki icra dosyasındaki asıl borç ve fer’ilerinin tefe faizinden oluşması nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, tüm takiplerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların borçlarına karşılık bono verdiğini ve bu bonolarla ilgili yazılı ödenirlik ve faiz sözleşmesi akdedildiğini, davacıların bu sözleşmelerdeki faiz oranlarının sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna dair iddialarının doğru olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacılar tarafından asıl alacağa yönelik iddialar ispatlanamamış ise de, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda sözleşmede kararlaştırılan faiz oranlarının ticari hayatın gerekleri ile bağdaşmayacak ölçüde fahiş bulunduğu, bu oranların kredi kartlarına uygulanan en yüksek nakit avans faizi oranlarına göre belirlenmesinin uygun olduğu gerekçesiyle davalılardan … aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, … 4.İcra Müdürlüğünün 2006/6813 esas sayılı dosyasında davacıların bu davalıya 21.000 TL’lik takibe konu bonodan dolayı 21.000 TL asıl alacak takip tarihine kadar işlemiş 14.501,05 TL faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %15 oranını geçmemek üzere ve avans faiz oranının 1,5 katından az olmamak üzere bankalarca kredi kartlarına uygulanan en yüksek nakit faiz oranı üzerinden faizi ve takip giderleri ile borçlu olup, davacıların davalıya bunun dışında ve üstünde borçlu olmadıklarının tespitine, … 4.İcra Müdürlüğünün 2007/852 esas sayılı dosyasında davacıların davalı …’e takibe konu toplam 23.200 TL tutarlı iki adet bonodan dolayı 23.200 TL asıl alacak, takip tarihine kadar işlemiş aylık %10 oranını geçmemek üzere ve avans faizi oranının 1,5 katından az olmamak üzere bankalarca kredi kartlarına uygulanan en yüksek nakit faiz oranı üzerinden faizi ve takip giderleri ile borçlu olmadıklarının tespitine, … 4.İcra Müdürlüğünün 2007/853 esas sayılı dosyasında davacıların davalı …’e takibe konu 4 adet 33.000 TL’lik toplam 132.000 TL’lik bonodan dolayı 132.000 TL asıl alacak, takip tarihine kadar işlemiş 10.665,95 TL faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %15 oranını geçmemek üzere ve avans faiz oranının 1,5 katından az olmamak üzere bankalarca kredi kartlarına uygulanan en yüksek nakit faiz oranı üzerinden faizi ve takip giderleri ile borçlu olup, davacıların davalıya bunun üstünde ve dışında borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu takiplerde davalı … alacaklı olup senetlere dayalı takip yapıldığından ve davalı şirket alacaklı görülmediğinden davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-a)… 4.İcra Müdürlüğünün 2007/852 esas sayılı takipte davalılardan …İnş.San.Ltd.Şti.’nin alacaklı olduğu halde bu takip bakımından davanın husumet nedeniyle reddinde isabet görülmemiştir.
b)Her ne kadar yanlar arasındaki sözleşmede vade farkına dair hüküm var ise de alacaklı davalı tarafın takiplerde vade farkı değil faiz talep ettiği görülmektedir. Takipler kambiyo senetlerine dayandığına göre 3095 sayılı Yasa uyarınca avans faizi istenebilir. Buna rağmen mahkemece somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle avans faizinden daha yüksek oranlarda faiz hesabı yaptırılarak hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendin (a) ve (b) fıkralarında açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.