Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/9619 E. 2013/751 K. 05.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9619
KARAR NO : 2013/751
KARAR TARİHİ : 05.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmî ilâna çıkartıldığını, ancak dava dilekçesine ekli paftada 23 ile gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman sınırları içine alınması ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine husumet yönelterek dava açmıştır. Daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazların tesbit tutanağı düzenlenip malik hanesi açık bırakılarak mahkemeye gönderilmiş, mahkemece; tutanak iktisabında zilyet olarak ismi yazılı kişiler davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra, Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, bu davalılar yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Hazine zorunlu hasım olduğundan lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, dahili davalı … aleyhine açılan davanın ise kabulüne ve 312 ada 1 ve 2 nolu parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, diğer dahili davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne ve 15.06.2009 gün ve 27.01.2010 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde 312 ada 3 nolu parselin (a1) ile gösterilen 916,07 m²’lik kısmı ile (a2) ile gösterilen 1312,26 m²’lik, 312 ada 4 nolu parselin (a) ile gösterilen 5704,63 m²’lik kısmı, 312 ada 5 nolu parselin (a) ile gösterilen 1440,06 m²’lik kısımlarına ilişkin kadastro tespitlerinin iptali ile bu kısımların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişi rapor ve krokisinde 312 ada 3 nolu parselin (b) ile gösterilen 1173,30 m²’lik kısmı, 312 ada 4 nolu parselin (b) ile gösterilen 1015,26 m²’lik, 312 ada 5 nolu parselin (b) ile gösterilen 2172,09 m²’lik kısmın tesbit gibi, davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, 312 ada 3 nolu parselin kalan bölümü hakkında hüküm kurulmamıştır. Davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.09.2010 tarih ve 2010/8077 E. – 2010/11495 K. sayılı kararıyla hüküm Hazinenin vekâlet ücretine ilişkin temyizi yününden reddedilmiş, Hazinenin diğer temyiz itirazları ile Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlara uygulanan tapu kayıtları ilk oluşumlarından itibaren getirtilip usulünce yerine uygulanmamış, dava dilekçesinde niteliği bildirilen taşınmazların tespit tutanakları, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle düzenlenip gönderildiği ve kamu düzeni nedeniyle, kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğundan, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan bölümü üzerinde kim ya da kimlerin ne zamandan beri zilyet ettiği, onlar yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek bu bölümün kim ya da kimler adına kaç pay oranıyla adına tescil edileceği kararda gösterilmemiş, yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumetin Hazine veya taşınmazların içinde bulunduğu Köy Tüzel Kişiliği ya da davaya konu taşınmazlara zilyet olanlara yöneltilebileceği dikkate alınmamıştır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazların tutanağının edinme sütununda isimleri yazılı davalı kişiler tarafından zilyet olarak kullanıldığı, bu nedenle Hazine, Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilemeyeceği ve çekişmeli yerlerin (b) ile
gösterilen bölümlerinin dava konusu edilmediği gerekçeleriyle Hazine, Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine ve sadece taşınmazların (a) ile gösterilen bölümleri hakkında hüküm kurulmuş sa da, Yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 sayılı kanun hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanunun 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tespit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda “olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği” kabul edilip, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı Çevre ve Orman Bakanlığının (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmî ilân süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu Köy Tüzel Kişiliği ya da davaya konu taşınmaza zilyet olanlara yöneltilebileceği dikkate alınarak mahkemece, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel ya da tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilemeyeceği, ancak yapılacak uygulama ve inceleme sonucunda dava konusu yerin orman olduğu belirlenirse, bu durumda kanunî hasım olan Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilemeyeceği düşünülerek, dava dilekçesinde niteliği bildirilen taşınmazların tesbit tutanağının, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle düzenlenip gönderildiği ve kamu düzeni nedeniyle, kadastro hâkimi düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğundan, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan bölümü üzerinde kim ya da kimlerin ne zamandan beri zilyet ettiği, onlar yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek bu bölümün kim ya da kimler adına kaç pay oranıyla adına tescil edileceğinin kararda gösterilmesi, dayanak tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, ilgili yerlerden getirtilip, bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlara ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, dayanak tapu kayıtları değişebilir sınırlar içeriyorsa, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi; asıl taşınmazların kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi] gereğine değinilmiştir. Mahkemece; çekişmeli 312 ada 1, 2, 3 ve 4 nolu parsellerin orman sayılan yerlerden oldukları gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 312 ada 5 nolu parselin (a) ve (b) ile gösterilen tamamının … mirasçısı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından 312 ada 5 nolu parsele yönelik olarak, davalı Hazine tarafından vekalet ücretine ve resen tesbit olunacak hususlara yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece hüküm yerinde “tespitin iptali” yerine, “tutanağın iptali” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 4. fıkrasında yer alan, “tespit tutanaklarının” ibaresinin kaldırılarak, bunun yerine, “tesbitlerinin” ibaresinin, 5. fıkrada yer alan “tespit tutanağının” ibaresinin kaldırılarak, bunun yerine, “tespitinin” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 05/02/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.