YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4522
KARAR NO : 2012/7411
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KATILAN DAVACI : Hazine
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1996 yılında yapılan kadastro sırasında ….. köyü, 118 ada 9 parsel sayılı 6856,76 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı … adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Davacı Hazine ise; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu savıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, Hazinenin 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra davaya katıldığı ve 5841 sayılı Yasa uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre dolduğu gerekçesiyle Hazinenin davasının reddine, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer savlarına dayalı tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp sonuçlandırılan ancak ilan edilmediği için kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 118 ada 9 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Katılan davacı Hazinenin itirazlarına gelince, mahkemece, katılan davacı Hazine yönünden esasına girilmeden 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen “Bu hüküm iddianın ve taşınmazın niteliği ile devlet ya da diğer kamu tüzel kişilikleri olsa dahi tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” hükmü ve 5841 sayılı Yasanın 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasına eklenen geçici 10. maddesindeki (Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.) hükmü, Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararı ile İPTAL edilmiş ve iptal kararı 23.07.2011 tarihli 28003 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.Değinilen yönler gözetilerek, katılan davacı Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasında bulunulduğu ve bu tür iddiaları içeren davalarda, yargısal uygulamada istikrar kazandığı üzere, 10 yıllık hak düşürücü süre ile bağlı kalınmaksızın her zaman dava açılabileceği gibi, hak düşürücü sürenin geçtiği de ileri sürülemeyeceğinden (H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101, 05.05.1999 gün ve 1999/1-302 – 258, 05.05.1999 gün ve 1999/1-304 – 260, 30.06.1999 gün ve 1999/1-544-561, 22.03.2000 gün ve 2000/1-209-180, 27.02.2002 gün ve 2002/1-19-97, 09.06.2004 gün ve 2004/1-335-354, Yargıtay 7. H.D.’nin 09.12.2006 gün ve 2006/4206-4268, 14. H.D.’nin 11.03.2008 gün ve 2008/1911-3034 ve 20. H.D.’nin 03.04.2008 gün ve 2008/1564-5261 sayılı kararları) mahkemece işin esası incelenerek toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekir. (H.G.K.’nun 08.06.2011 gün ve 2011/1- 361 E. ve 2011/390 sayılı kararı).
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 numaralı bendte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2 numaralı bendte açıklanan nedenlerle; katılan davacı Hazinenin temyiz itirazlarının ise kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına 15/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.