YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2931
KARAR NO : 2013/5484
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Dereli Köyü 101 ada 71, 72 ve 55 parsel sayılı sırasıyla 3945,60 m2, 7211,80 m2 ve 14006,03 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, zeytin bahçesi niteliğiyle belgesizden ecrimisil ödemek suretiyle kişilerce kullanılması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı …, taşınmazların kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmış; birleşen dosyanın davacıları … ve arkadaşları ise, 101 ada 72 parselin kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmışlar; bu iki dosya birleştirilerek görülmüştür.
Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespitinin iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/11/201010 tarih ve 2010/9861 – 13370 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 1980-1990’lı yıllara ait hava fotoğrafları, fotogrametrik yöntemle düzenlenmiş pafta ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu 101 ada 71 parsele ilişkin davanın reddi ile bu parselin tespit gibi tesciline, …’ün 101 ada 72 sayılı parsele ilişkin davasının reddine, …’ın bu parsele ilişkin davasının reddine, diğer davacılar … Karadağ ve …’ın davasının kabulü ile bu parselin kadastro tespiti iptal edilerek toplam üç pay üzerinden 1/3 payı … Karadağ, 1/3 payı … ve 1/3 payı Hazine adına tapuya tesciline,
Davacıların 101 ada 55 sayılı parsele ilişkin davasının kısmen kabulü ile bu parselin kadastro tespitinin iptaliyle (A) harfi ile işaretli 2167,69 m2’lik bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına, (B) harfi ile işaretli 11838,34 m2’lik bölümü 12 pay kabul edilerek 11/12 payı payları oranında … mirasçıları adına, 1/12 payı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1995 yılında orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmıştır.
1) Davacı … vekilinin dava konusu 101 ada 71 sayılı parsel ile 101 ada 72 sayılı parselin Hazine adına tesciline karar verilen 1/3 paya ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davalı taşınmazlarla ilgili Milli Emlak Müdürlüğünce tahakkuk ettirilen ecrimisilin davacı … tarafından ödenmek suretiyle Hazinenin üstün hakkının tanındığı, bu nedenle zilyetliğinin aslî olmayıp ferî zilyetlik niteliğinde olduğu belirlenerek yazılı biçimde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin, dava konusu 101 ada 72 sayılı parselin, … ve … adına tesciline karar verilen 2/3 paya ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, davacılar yararına zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalarının kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin 02.6.2010 tarihli davanın reddine ilişkin kararı, sadece davacı … tarafından temyiz edilmiş olup, davacılar … ve … tarafından temyiz edilmediğinden kendileri yönünden karar kesinleşmiştir. Bu parsel hakkındaki bozma …’ün temyizi ile ilgilidir. Bu nedenle; önceki hükmü temyiz etmeyen davacılar yönünden hüküm kesinleşmiş olduğundan, talepleri hakkında yeniden hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
3) Davacı … ile davalı Hazinenin dava konusu, 101 ada 55 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları bakımından;
Mahkemece, davalı taşınmazın (A) harfi ile işaretli bölümünün orman tahdit sınırları içinde kaldığından orman niteliği ile Hazine adına, (B) harfi ile işaretli bölümünün ise, davacı …’ün murisi …’den kaldığı, ne var ki; Milli Emlak Müdürlüğünce tahakkuk ettirilen ecrimisilin davacı … tarafından ödenmek suretiyle Hazinenin üstün hakkının tanındığı, bu nedenle …’ün 1/12 olan miras payının Hazine adına, kalan 11/12 payın ise …’ün diğer mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin kabulü yerinde görülmemiştir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu raporunda, çekişmeli taşınmazın elle çizilmek suretiyle gösterildiği tahdit haritasında kısmen tahdit içinde kaldığı açıklanmakla birlikte, Dairemizin geri çevrime kararı üzerine aynı orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor ekindeki aplikeli tahdit haritasında davalı taşınmaz, tahdidin dışında gösterilmiş olup taşınmazın orman olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur. Bu durumda, karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor çelişkili olduğundan, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Diğer taraftan, davalı taşınmazın kök muris …’den kaldığı ve mirasının taksim edilmediği mahkemenin kabulündedir. Bu durumda, iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tâbi olan taşınmaz hakkında, mirasçılardan birisi olan davacı …’ün tek başına ecrimisil ödemiş olmasının her hangi bir sonuç doğurmayacağı, taşınmazda belli bir payı bulunmadığından kendi payı yönünden Hazinenin üstün hakkını tanıdığı sonucunun çıkarılamayacağı gibi, esasen böyle bir durumun zilyetlik kurumunun mahiyetiyle de bağdaşmayacağı da açıktır. Bu nedenle;
Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın tahdidin dışında kaldığı belirlendiği takdirde yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının davası tamamen kabul edilerek taşınmazın … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin, dava konusu 101 ada 71 sayılı parsel ile 101 ada 72 sayılı parselin Hazine adına yazılan 1/3 paya ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin, dava konusu 101 ada 72 sayılı parselin, … ve … adına tesciline karar verilen 2/3 paya ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu bölümleriyle üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; Hazine ve davacı … vekilinin, 101 ada 55 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parseller yönünden hükmün BOZULMASINA 13/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.