YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4904
KARAR NO : 2010/2641
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
Mahkemesi :Sulh HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin 12 adet kopyalama sistemini davalı ile yaptıkları sözleşme gereğince davalının kullanımına ve hizmetine sunduğunu, ancak davalının fatura ile tahakkuk eden bedeli ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davalıya olan borcunu ödediğini, ayrıca davacının kararlaştırılan hizmeti gereği gibi yerine getirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafın takibe konu faturaları davalıya tebliğ ettirdiğini kanıtlayamadığı, davalı tarafından gönderilen ve davacının defterine işlenen iade faturalarından davacının hizmetinin eksik ve yetersiz olduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 30.04.2004 başlangıç tarihli kullanım hakkı ve hizmet sözleşmesinde aylık olarak kullanım hakkı ve hizmet bedeli belirlenmiştir. Davalı sistemin bakımının yapılmadığını ve bir kısım iade faturaları kesildiğini savunduğuna göre bu iddiayı ispat yükü davalıdadır. Davalı bu hususu kanıtlanamadıkça sözleşmede kararlaştırılan kullanım bedelini ve aylık sabit ücreti sözleşmede yazılan tarihlerde davacıya ödemekle yükümlüdür. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı tarafın defterinde kayıtlı iade faturalarının takibe konu alacak ile ilgili olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulması da isabetsizdir.
O halde mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak yukarıda belirtilen hususlarda göz önüne alınarak, uygun sonuç dairesinde yeniden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.3. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.