Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7995 E. 2012/9186 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7995
KARAR NO : 2012/9186
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
1995 yılında yapılan ek kadastro sırasında, … köyü 606 parsel sayılı 10757 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde sahasından kaldığından söz edilerek beyanlar hanesine “Hüseyin kızı …’nin kullanımındadır” açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşerek tapuya kaydedilmiştir. Davacı … Yönetimi, 606 sayılı taşınmazların tahdit içinde iken 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, ancak eylemli orman olduğu, 4999 sayılı Yasa uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan ancak eylemli orman olan taşınmazların talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceği, tahsisi yapılan bu yerlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edileceği öngörüldüğü, Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/93 değişik iş sayılı dosyasında taşınmazın eylemli orman olduğunun tespit edildiği ve talep üzerine Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildiği, bu sebeple çekişmeli parselin tamamının tarla olan niteliğinin iptal edilerek orman olarak düzeltilmesi, beyanlar hanesindeki 2/B şerhi ile davalı gerçek kişinin zilyet olduğuna yönelik şerhin silinmesi, el atmanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davanın devamı sırasında taşınmaz ifraz edilerek 801, 802 ve 803 parsellerde tescil edilmiş ve nitelikleri idari yoldan orman olarak düzeltilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1950 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 1991 yılında 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, dava konusu taşınmazın eylemli orman olduğu ve yargılama sırasında taşınmazın niteliğinin orman olarak düzeltildiği gerekçesiyle nitelik değişikliğine yönelik hüküm kurulmasına yer olmadığına, beyanlar hanesindeki 2/B ve zilyetlik şerhinin kaldırılmasına, davalı gerçek kişinin el atmasının önlenmesine ilişkin verilen karar davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 23.05.2011 gün 2011/2456 – 6188 sayılı kararı ile “Bu davalarda husumet, tapu maliki ile birlikte beyanlar hanesindeki kullanımı bulunduğu belirtilen kişilere yöneltilmelidir. Yargılama sırasında dava konusu 606 sayılı parselin tapu kütüğü kapatılarak 801, 802 ve 803 parsel olarak ifraz edildiğinin anlaşılması nedeniyle davalılar hazine ve …’un yanında ifrazdan sonra oluşan 802 ve 803 sayılı parsellerde yararına kullanım şerhi bulunan kişilere de husumetin yöneltilmesi gerekmektedir.” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli 606 (ifrazen 801, 802 ve 803) parselin orman niteliğiyle Hazine adına kaydının yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına ve beyanlar hanesindeki 2/B şerhi ile davalıların işgalinde olduğuna
2012/7995 – 9186
dair şerhin kaldırılmasına, davalıların elatmalarının önlenmesine, 6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuda cins değişikliği, beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1941 yılında yapılıp 1950 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 21.02.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece yazılı şekilde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; açılan davanın tam kabulü şeklinde karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında “Kısmen Kabulüne” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “Davanın kısmen kabulüne” cümlesindeki “Kısmen” kelimesinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.