YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12712
KARAR NO : 2013/4315
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Alanya İlçesi, Toslak Köyünde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında 198 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde davalı …’nin; 198 ada 5 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliğiyle davalı …’nun; 198 ada 6 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliğiyle …’nin; 226 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliğiyle davalı …’nün; 218 ada 762 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliğiyle davalı …’in; 202 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliğiyle davalı …’nın kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacı … Yönetimi, 30.06.2010 havale tarihli dilekçe ile, dava konusu taşınmazların bir bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırlarında kaldığı, orman tahdinin hatalı uygulandığı iddiasıyla tesbitlerin iptali ile parsel sınırlarının kesinleşmiş orman sınırına göre düzenlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın KISMEN KABULÜNE ve orman bilirkişisi … ve fen bilirkişisi…in müştereken hazırladıkları 28.11.2011 havale tarihli raporuna ekli 3 ve 6 nolu krokide gösterildiği üzere, dava konusu 198 ada 4 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen 660,576 m², 198 ada 5 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen 647,817 m², 198 ada 6 nolu parselin (E) harfi ile gösterilen 785,652 m², 218 ada 762 nolu parselin (G) harfi ile gösterilen 3302,607 m² bölümünün orman nitelğiyle Hazine adına tesciline; 198 ada 4 parselin (D) harfi ile gösteirlen 839,324 m² bölümünün beyanlar hanesinde; “…. kızı …’nin kullanımındadır” açıklaması ile, 198 ada 5 parselin (B) harfi ile gösterilen 852,153 m² bölümünün beyanlar hanesinde; “… kızı …’nun kullanımındadır” açıklaması ile, 198 ada 6 parselin (F) harfi ile gösterilen 714,588 m² bölümünün beyanlar hanesinde; “…. kızı …’nin kullanımındadır” açıklaması ile, 218 ada 762 parselin (H) harfi ile gösterilen 5127,383 m² bölümünün “…. oğlu … mirasçıları …, …, …, …, …, …, …, … ve …’in verasette iştiraken kullanımındadır” açıklaması ve tarla vasıflarıyla Hazine adına tescillerine, 202 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından 226 ada 1 parsele ve davalı Hazine vekili tarafından ise 198 ada 4 sayılı parselin (C), 198 ada 5 nolu parselin (A), 198 ada 6 nolu parselin (E) ve 218 ada 762 nolu parselin (G) bölümüne ilişkin temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda 3402 sayılı Kanunun 5831 sayılı Kanunla eklenen ek 4 maddesi uyarınca yapılan kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Toslak Köyü’nde tesbit tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre 1985 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 2005 yılında yapılıp 18.02.2008 – 18.08.2008 tarihleri arasında ilân edilen aplikasyon ve kadastro çalışmalarına itiraz davaları sonucu mahkeme kararıyla orman sayılan yerler dahil 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması vardır.
3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları 01.06.2010 – 30.06.2010 tarihleri arasında ilâna çıkmış, açılan dava nedeniyle kesinleşmemiştir.
3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesinin 1. fıkrasına göre “6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilânı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.
Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları, ikinci kadastro sayılmaz.
Bu maddeye göre yapılacak kadastro sırasında orman ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin sınır nokta ve hatları; orman kadastro tutanakları esas alınmak suretiyle orman işletme müdürlüğünce görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi ya da orman mühendisinin iştirak ettirildiği kadastro ekibince zemine aplike edilir. Bu çalışmalar sırasında kadastro veya orman haritalarında düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta ve zemin uyumsuzluğunun tespiti halinde, yukarıda oluşturulan kadastro ekibince teknik mevzuata uygun hale getirilir. Bu çalışmalara kadastro kontrol mühendisi de iştirak ettirilir. Çalışma sonucunda bir zabıt düzenlenir ve bu zabıt ekip görevlileri ile kontrol mühendisi tarafından birlikte imzalanır. Düzeltme işlemleri, orman mevzuatı ile tapu ve kadastro mevzuatına göre yapılmış ve bu Kanuna göre yapılacak askı ilânı ile de ilân ve tebliğ edilmiş sayılır.
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, daha öncesi tescil edilmiş olduğuna bakılmaksızın Maliye Bakanlığının talebi üzerine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce fiili kullanım durumları dikkate alınmak suretiyle ifraz ve/veya tevhit de yapılabilir. Bu işlemler sırasında, orman ve kadastro haritalarında tespit edilen fenni hatalar, yukarıdaki üçüncü fıkrada belirtilen usûl ve esaslara göre düzeltilir.”
Davacı … Yönetimi, yukarıdaki madde uyarınca yapılan kadastro çalışmasının askı ilân süresi içinde, orman tahdidinin yanlış uygulandığı iddiasıyla dava açtığına göre, mahkemece, kadastro veya orman haritalarında düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta ve zemin uyumsuzluğu nedeniyle kadastro ekibince teknik mevzuata uygun hale getirilip getirilmediği araştırılmamış, çekişmeli 226 ada 1 parsel hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Bu nedenle, öncelikle 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesinin son fıkrası uyarınca orman kadastro haritalarında tespit edilerek düzeltilen fenni hata olup olmadığı sorulup saptanmalı, varsa davanın aynı zamanda tespit edilen fenni hatanın düzeltilmesi işlemine itiraz niteliğinde bulunduğu gözetilerek kesinleşmiş orman tahdit tutanakları ve haritası getirtildikten sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yapılacak inceleme ve keşifte, Ek 4 madde gereğince yapılan orman sınır düzeltme çalışmasının kesinleşmiş orman tahdit tutanak ve haritalarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, kesinleşmiş orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde haritaları, ek 4 madde gereğince düzeltilen orman sınırı ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları, ek 4 çalışmasında düzeltilen orman sınır noktaları ile kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle bilirkişilerden denetime elverişle krokili rapor alınmalıdır.
Yukarıda anlatıldığı şekilde fenni hataların düzeltilmesi çalışması yoksa davanın fiili kullanım durumunun belirlenmesi için yapılan özel nitelikteki kadastro çalışmasının askı ilan tarihinde açıldığı, itiraz edilen kadastronun çalışma alanının ve konusunun 6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre nitelik yitirdiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler ile sınırlı olduğu, çalışma alanına ilişkin 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca belirleme yapılmadığı ve itirazlar için ilana çıkarılmadığı gözönünde bulundurularak
davanın tesbite itiraz ile birlikte aynı zamanda çalışma alanı sınırına da itiraz olduğu, bu nedenle ek 4 maddesi uyarınca yetkilendirilen kadastro komisyonunun, mülkiyet husunda uyuşmazlık bulunmayan ve fiili kullanım durumunun belirlenmesi amacıyla nitelik yitirdiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde çalışma yapabileceği, bunun dışında kalan kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde veya nitelik yitirdiği gerekçesiyle eski tapu sahipleri adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerde çalışma yapma yetkisi bulunmadığından bu nitelikteki alanlara ilişkin tesbit tutanağı düzenleme yetkisinin bulunmadığı gözönüne alınarak kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan taşınmazlara veya taşınmaz bölümlerine ilişkin olarak tesbitin iptaline ve tapu siciline tesciline ilişkin hüküm kurulamayacağından tesbit tutanağının iptaline ve çalışma sınırının düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre dava konusu tüm parseller (216 ada 1, 198 ada 4, 5, 6, 218 ada 762 ve 202 ada 1) hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.