Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/3786 E. 2013/5442 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3786
KARAR NO : 2013/5442
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Kuyupınar Köyü 119 ada 69 parsel sayılı 4849.15 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile Hazine adına; yine 119 ada 66 parsel sayılı 16.472,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılardan … ve … kızı …, mahkemeye sunduğu 15.10.2007 tarhli dava dilekçesinde, Kuyupınar Köyü 119 ada 69 parsel sayılı taşınmazın ham toprak niteliği ile Hazine adına kadastroda yazıldığını, oysa; taşınmazın ziraat arazisi olduğunu ve 80 yılı aşkın eklemeli olarak zilyetlik ve tasarruflarında bulunduğunu ve annesi … kızı … kendilerine kaldığı, taşınmazın … kızı … mirasçıları adına tapuya tescili iddiasıyla Köy Tüzel Kişiliği aleyhine dava açmış, davası, mahkemenin 2007/586 esasına kaydedilmiştir. Davacılardan … ise; mahkemeye sunduğu 09.10.2007 tarhli dava dilekçesinde, Kuyupınar Köyünde, Vakıf mevkiinde bulunan 7 dönüm cİvarında tarlasının kadastro sırasında ölçülmediğini ve askı ilânında görülmediğini, sınırında bulunan ve ham toprak niteliği ile Hazine adına kadastroda tespiti yapılan 119 ada 69 parsel sayılı taşınmazla birlikte ölçülmüş olabileceğini, yine Yukarı Domuzovası Mevkiinde bulunan 30 dönüm cıvarında tarlasının kadastro sırasında ölçülmediğini ve askı ilânında görülmediğini, sınırında bulunan ve davalılar adına yazılan 118 ada 27, 28 ve 31 sayılı parsellerle birlikte ölçülmüş olabileceğini, yine Haftın Üstü Mevkiinde bulunan 7 dönüm civarında tarlasının kadastro sırasında ölçülmediğini ve askı ilânında görülmediğini, sınırında bulunan ve davalılar adına yazılan 411 ada 10 ve 11 sayılı parsellerle birlikte ölçülmüş olabileceğini, yine Gölyanı Mevkiinde bulunan 3 dönüm civarında tarlasının kadastro sırasında ölçülmediğini ve askı ilânında görülmediğini, sınırında bulunan ve davalılar adına yazılan 138 ada 32 parsellerle birlikte ölçülmüş olabileceği olasılığına binaen taşınmazlarının ölçülerek adına tescili istemiyle davalılar … Genç, Kamil Ünsal, Kader İç, … Soysal ve … Cansız aleyhine dava açmış ve davası mahkemenin 2007/ 558 esasına kaydı yapılmıştır. Mahkemece, Hazineye husumet yöneltilerek davaya davalı sıfatı ile dahil edilmiştir.
Mahkemece, yapılan incelemede dava konusu edilen parsellerden 119 ada 69 parsel sayılı taşınmaza iki ayrı kişi tarafından dava açılmış olması nedeniyle; davacı … tarafından Kuyupınar Köyü 119 ada 69 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak mahkemenin 2007/ 586 esasında açılan davası, mahkemece 06.03.2008 tarihinde, yine mahkemenin 2007/ 558 esasında açılan dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Daha sonra dava konusu taşınmazlardan 119 ada 69 parsel sayılı taşınmazla birlikte 138 ada 32 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava mahkemenin 08.02 2010 günlü
oturumunda 2007/ 558 esasından tefrik edilerek 119 ada 69 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava 19 ada 66 parsel olarak mahkemenin 2010/ 78 esasına, 138 ada 32 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava 138 ada 27 parsel olarak mahkemenin 2010/ 120 esasına kaydı yapılmıştır.
Bu arada davacı … 09.12.2011 tarihinde mahkemenin 2007/ 558 esasına sunduğu dilekçesinde açmış olduğu davasından ferağat etmiştir. Bu ferağat nedeniyle; mahkemenin 2007/ 558 E. ve 2012/12 K. sayılı dosyasında dava edilen 138 ada 32, 118 ada 27 ve 28, 118 ada 31 parsellere ilişkin davanın ferağat nedeniyle reddine ve tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline ve 411 ada 10 ve 11 parsellere dava açılmış ise de anılan köyde böyle bir parseller olamadığı anlaşıldığından karar verlmesine yer olmadığına ilişkin 28.02.2012 günlü hüküm tarflarca temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Yine bu dosyadan tefrik edilerek 138 ada 27 parsel olarak mahkemenin 2010/120 esasına kaydı yapılan yapılan dava da 14.12.2010 tarihinde 2010/293 sayılı karar ile sonuçlandırılmış açılan davanın tespit malikleri aleyhine açılmadığı kabul edilerek davanın reddine, 138 ada 27 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
Sonuç olarak; … 119 ada 69 parsele açtığı ve fakat 119 ada 66 parsel olarak ıslah ettiği dava ile …’nin 119 ada 69 sayılı parsele açtığı dava elde kalmıştır.
Yargılamada geçen bu aşamalardan sonra, 2010/78 esasında açılan eldeki temyize konu davada, mahkemece; davacı …’nin davasının sübut bulmadığından reddine, davacı …’ın davasının kabulü ile Kuyupınar Köyü 119 ada 66 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Muris … mirasçılarına iki pay kabul edilerek … (…) ve … adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından re’sen dikkate alınması gereken nedenlerle temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli 119 ada 66 parsel sayılı taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak; davacı … tarafından Kuyupınar Köyü 119 ada 69 parsel sayılı 16.472,40 m2 yüzölçümündeki ham toprak niteliği ile Hazine adına tespiti yapılan taşınmaz dava edilmiştir. 2007/558 esasında 138 ada 32 parsel ve 2007/ 586 esasında 119 ada 69 parsel için açılan davaların birleştirilmesi sonunda davacı …’ın ferağatı nedeniyle sanki bu parsellerden 119 ada 69 hakkında bir dava yokmuş gibi her iki parsel tutanağının birlikte mahkemenin 21.09.2010 tarihli müzekkeresi ile kadastro prosedürünün tamamlanmak üzere tapuya gönderilerek kesinleştirilmesi işlemi, sonucu değiştirmez. Zira; mahkemece davacı …’nin davası sübut bulmadığından reddine denildiği halde, … tarafından dava konusu edilen 119 ada 69 parsel sayılı taşınmaz hakında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Mahkeme bu nedenlerle kendi kararında usûlî çelişkiler içinde kalmıştır.
Mahkemenin 2010/78 esasında 18.06.2010 tarihinde yapılan yapılan keşifte; davacı …’ın 119 ada 69 parsel olarak dava ettiği yerin zeminde 119 ada 69 parsel yeri olmayıp, dava dışı 119 ada 66 parsel olduğu, yine 138 ada 32 parsel olarak dava ettiği yerin zeminde 138 ada 32 parsel yeri olmayıp dava dışı 138 ada 27 parsel olduğu anlaşılmış, davacı … davasını duruşmada 14.07.2010 tarihli oturumdaki beyanı ile buna göre ıslah ve tavzih etmiştir. Anılan keşifte davacı … hazır bulunmuş ve …’ın dava ettiği yerin dava dışı 119 ada 66 parsel olduğunun anlaşılması üzerine, keşifte uzman orman bilirkişi tarafından sadece bu parsel hakkında resmî belgelere dayalı olarak inceleme
yapılmış ve 119 ada 66 parsel sayılı taşınmazın memleket haritasında çalı formunda gösterilen yeşil alanda kaldığı ve % 3 eğimli orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Yapılan keşifte davacı … hazır bulunmadığından …’nin dava ettiği 119 ada 69 parsel sayılı taşınmaz hakkında bilirkişiler bir değerlendirme ve inceleme yapmamışlar ve bu parsel hakkında kanaat bildirmemişlerdir. Mahkemece de bu parsel unutulmuştur.
Davacı … eldeki dosyada dava ettiği yerin 119 ada 69 parsel yeri olmayıp 119 ada 66 parsel olduğunun, yine 138 ada 32 parsel olarak dava ettiği yerin zeminde 138 ada 32 parsel yeri olmayıp 138 ada 27 parsel olduğunun anlaşılaması üzerinede, esasen dava ettiği yerin 119 ada 66 parsel ile 138 ada 27 parsel olduğunu açıklaması ve mahkemenin 2007/ 558 esasındaki davasından ferağat etmesi, davacı … tarafından açılan davayı yok hükmüne getirmez.
Davacı … Kuyupınar Köyü 119 ada 69 parsel sayılı 16.472,40 m2 yüzölçümündeki ham toprak niteliği ile Hazine adına tespiti yapılan taşınmaza dava açmıştır. Bu parsele ilişkin tutanak davalıdır. Mahkemece, 119 ada 69 parsel tutanağının tapuya gönderilmesi, sonucu değiştirmez. Dava konusu bu parsel hakkında keşif ve inceleme yapılmadığı gibi, mahkemece, davacı …’nin davası sübut bulmadığından reddine denildiği halde, … tarafından dava konusu edilen 119 ada 69 parsel sayılı taşınmaz hakında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış ve sicil oluşturulmamıştır. Oysa; sadece 119 ada 66 parsel sayılı taşınmaz hakında araştırma yapılıp karar verilmiştir. Kadastro hâkimi sicil oluşturmakla görevlidir. Her nekadar karar davacı … tarfından temyiz edilmemiş ise de, davalı Hazinenin re’sen yaptığı temyizi nedeniyle mahkemece yapılan maddi hata ilerde telafisi mümkün olmayan çelişkili sonuçları doğuracağından ve kamu düzenine ilişkin bulunduğundan ve maddî hatalar aynı zamanda usûlî kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiğinden, 119 ada 69 parsel sayılı taşınmaz hakında kurulan çelişkili hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 119 ada 69 parsel yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair nedenlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 13/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.