YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12537
KARAR NO : 2010/7869
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :09/06/2009
Nosu : 2008/549-2009/325
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzalayan davalı şirketin itirazının haksız olduğu iddiasına dayanan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili kefaletin geçerli olmadığını, asıl borçluya müracaat etmeden kefilden borcun ifasının istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalının dava dışı İsmet Kurt ile davacı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin kefili olduğu, kefaletin geçerli olması nedeniyle takip konusu borçtan dolayı sorumlu bulunduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin yanlış olduğu gerekçesi ile davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Anılan sözleşmeye dayalı alacak likit (bilinebilir, belirlenebilir, hesap edilebilir) nitelikte olduğundan mahkemece davacı yararına hükmedilen miktar gözetilerek İİK’nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir.
Her ne kadar takipten sonrası için faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak biçimde hüküm kurulması B.K.’nun 104/ son maddesine aykırılık oluşturmakta ise de, temyiz edenin sıfatı itibariyle aleyhe bozma yapılamayacağından bu yön bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.