YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9562
KARAR NO : 2010/1953
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Tarih : 4.6.2009
Nosu : 87-270
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müşterek ve müteselsil kefil olduğu, dava dışı borçlu … Ltd.Şti.nin müvekkili bankadan 16.8.2005 tarihli Genel Kredi Taahhütnamesi ile kredi kullandığını, bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri ilamsız icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, takip ve dava konusu Genel Kredi Taahhütnamesi altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Birleştirilen davada davalı … vekili, takibe konu kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia ederek borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 28.4.2009 tarihli raporunda, takibe konu 16.8.2005 tarihli genel kredi sözleşmesi altındaki imzanın …’e ait olmadığının belirtildiği, bu durumda davalı-birleşen dosya davacının icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu olmadığı, takibe itirazın da haklı olduğu, İİK.nun 170/son maddesi gereğince alacaklı-davacının asıl alacağın % 20’si oranında kötüniyet tazminatı ödemesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleştirilen menfi tespit davası, asıl dava olan itirazın iptali davası açıldıktan sonra açılmıştır. Borçlunun itirazın iptali davasında borçlu olmadığını def’i yolu ile savunma olanağı bulunduğundan itirazın iptali davasından sonra menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartlarından olduğundan re’sen gözetilmelidir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi vekalet ücretlerinin hesaplanmasında hata yapılması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı -birleştirilen dosya davalısı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 25.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.