YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/136
KARAR NO : 2010/3341
KARAR TARİHİ : 24.03.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, sıra cetvelinin 1.sırasında rehinli olarak davalıya ayrılan payın gerçek bir alacağa dayanmadığını belirterek, davalıya tahsis edilen bedelin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, bankaya bildirilen alacağın rehinle güvence altına alınmış tüketici kredisinden doğduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının … İcra Müdürlüğünün 2006/6741 E.sayılı alacaklı olduğu dosyada takip tarihi itibariyle 16.394.51 TL asıl alacağının bulunduğu, davalının rehinli alacakları dışındaki alacakları için sıra cetvelinin son sırasındaki 2006/6744 E.sayılı dosyada 102.420.80 TL üzerinden icra takibi yaptığı ve bu alacağının son sıraya alınması nedeniyle bir şikayette de bulunmadığını belirterek davanın kabulüyle … İcra Müdürlüğünün 2006/6741 sayılı takip dosyasındaki alacağın takip tarihi itibariyle 16.394.51 TL asıl alacak 1.014.49 TL faiz, 50.72 BSMV olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Somut olaydaki dava, sıra cetvelindeki 1. sırada yer alan alacağın gerçek olmadığı iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. İcra ve İflas Kanununun 142’nci maddesine göre alacağın esas ve miktarına ilişkin davaların genel mahkemede, sıraya dair şikayetlerin ise icra mahkemesinde incelenip karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Somut olay bakımından alacağın esas ve miktarına ilişkin genel mahkemede görülen bu davada, davanın kabulü hâlinde davalı alacağının miktarının tespiti ile sınırlı olarak bir karar verilmesi doğru değildir. Bu konuda gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle satış tarihi itibarıyla sıra cetvelinde 1.sıradaki davalının gerçek alacağının belirlenerek, artan kısmın davacıya ödenmesine dair eda hükmü kurulması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin yukarıda açıklanan (1) numaralı nedenden dolayı sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı nedenden dolayı temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 24.3.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.