YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/590
KARAR NO : 2013/5585
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, yörede 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında Sarıdibek Köyünde bulunan ve dava dilekçesinin ekindeki haritada PXV ve PXX numaraları ile gösterilen taşınmazlar orman sınırları içinde olduğu halde, 3302 sayılı Kanun hükmüne göre 2008 tarihinde yapılıp 15/10/2008 – 15/04/2009 tarihleri arasında ilân edilen aplikasyon ve (2/B) uygulaması sonucu hatalı işlemle taşınmazların tamamının 2/B alanında bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazların orman sınırları içinde bırakılmasını istemiştir. Mahkemece PXV nolu taşınmaza yönelik davanın kabulüne, 2/B uygulamasıyla orman dışına çıkarılmasına dair işlemin iptaliyle taşımazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, PXX nolu taşınmaza yönelik davanın reddiyle taşınmazın kültür arazisi niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından hüküm temyiz edilmesi üzerine, Dairece karar bozulmuştur.
Dairenin 31/03/2010 tarih 2010/16726-3686 sayılı bozma kararı ile “1) Davalı Hazinenin PXV nolu taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmediği belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı … Yönetiminin PXX nolu taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden; Mahkemece PXX nolu taşınmaza yönünden yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinin neden yitirdiği açıklanmaması ve dört tarafı orman ile çevrili taşınmazın üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi, bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşmeme nedeni açıklanmadığından çekişmeli taşınmazın hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaât verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Kanunda tanımlanan (…bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yok edilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi kanunlarla korunamaz.
O halde; uzman orman bilirkişisinin, 6831 sayılı Kanunun 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını gözönünde bulundurarak, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 sayılı Kanunun 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme,
ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde, yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddî ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması gerekir.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle 1980 yıllara ait hava fotoğrafı ve memleket haritası bulundukları yerlerden getirtilerek önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın 31.12.1981 yılından önce bilim ve fen bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmediği yukarıda yazılı koşullar dikkate alınarak belirlenmeli, oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” gerekçesiyle PXX yönünden bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilâmına uyulduktan sonra, davanın kabulüne, 64 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan 2/B uygulamaları sonucu orman sınırları dışına çıkarılan Karakütük Mevkiinde kain PXX nolu 21770,00 m² yüzölçümündeki parsele ilişkin orman sınırları dışına çıkarılmasına dair tesbitin iptali ile bu parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 1948 yılında kesinleşmiştir. Daha sonra 15/10/2008 tarihinde askı ilânı yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.