YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/850
KARAR NO : 2012/6661
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında 175 ada 41 parsel sayılı 1048,97 m2, 175 ada 42 parsel sayılı sırasıyla 1292,11 m2, 175 ada 43 parsel sayılı 974,82 m2, 175 ada 44 parsel sayılı 914,63 m2,175 ada 45 parsel sayılı 992,09 m2 ve 175 ada 46 parsel sayılı 1101,12 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarıldığından Hazine adına tespit edilmiş ve 175 ada 41 ve 43 parsellerin zilyedinin …, 175 ada 42 parselin zilyedinin …, 175 ada 44 parselin zilyedinin …, 175 ada 45 parselin zilyedinin …, 175 ada 46 parselin zilyedinin … olduğu belirlenmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu, yapılan 2/B uygulamasının doğru olmadığını bildirerek 2/B madde uygulamasının iptaliyle taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. Mahkemece davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüyle 175 ada 41, 42, 43,44, 45 ve 46 parsellerin orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı … kendisini vekille temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince 200.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiş; hüküm davalılar Hazine, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve 3402 sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1968 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu 31.12.1981 tarihinden önce – bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmediği ve 2/B madde koşullarını taşımayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve davalı … lehine 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi dikkate alınarak vekalet ücreti taktir edilmiş olduğuna göre mahkemece davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; Çekişmeli taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olduğundan mahkemece taşınmazların beyanlar hanesinde yazılı kullanım (zilyetlik) şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasına çekişmeli 175 ada 41 ve 43 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesinde yazılı bulunan “Parsel içindeki incir ağaçları … oğlu …’ye aitti ”, 175 ada 42 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı bulunan “Parsel içindeki incir ağaçları … oğlu …’ye aitti ”, 175 ada 44 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı bulunan “Parsel içindeki incir ağaçları … oğlu …’e aitti ”, 175 ada 45 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı bulunan “Parsel içindeki incir ağaçları … oğlu … ‘e aitti ” ve 175 ada 46 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı bulunan “Parsel içindeki incir ağaçları … oğlu …’a aitti ” ibarelerinin terkinine cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı gerçek kişilerden onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.