Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2094 E. 2010/12228 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2094
KARAR NO : 2010/12228
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

Mahkemesi :Sulh HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında satış sözleşmesi yapıldığını, satış sonucunda davalıda kalan (13) adet tüpün iadesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının iadeye yanaşmadığını belirterek tüplerin iadesine ya da bedeli olan 4.055 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesiyle tüp bedeline ilişkin talebini 4.080 YTL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında tüplerin iadesi sonucunu doğuracak bir sözleşmenin mevcut olmadığını, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalıya sanayi gazi ve mutfak gazı satışı yaptığı, tüplerin mülkiyetinin davacıya ait olduğu, taraflar arasındaki ticari münasebetin sona ermesinden sonra davalının elinde (15) adet tüp kaldığı, davacının talebinin (13) adet tüpe ilişkin olup taleple bağlı kalınması gerektiği gerekçeleriyle davacının aynen iade talebinin kabulüne, bedel olarak ödenmesi talebinin kısmen kabulüne, buna göre tüplerin aynen yada dava tarihindeki birim fiyatları üzerinden davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi raporu, dosyaya sunulan sevk irsaliyeleri üzerinde inceleme yapılarak davaya konu tüplerin davacıya iade edilip edilmediği hususunu saptamaya yönelik olup, ikinci bilirkişi raporu ise dava konusu tüplerin raiç bedellerinin tespiti amacıyla aldırılmış bulunup her iki rapor da mahkemece hükme esas alınmıştır. Somut olayda ise, davalı vekili hükme esas alınan her iki bilirkişi raporuna gerekçelerini göstermek suretiyle itirazda bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece HUMK’nun 283.maddesi uyarınca davalının itirazları da karşılanmak suretiyle her iki bilirkişiden ayrı ayrı ek rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.