YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13060
KARAR NO : 2013/4426
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi.
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve .. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Yaka Köyü, 229 ada 46 ve 49 parsel sayılı sırasıyla 3206,92 m² ve 3516,56 m² yüzölçümündeki taşınmazlar,…’a ait iken, yabancı uyruklu kişilere sattığı, ancak; yabancı uyruklu kişilerin zilyetlik yoluyla taşınmaz edinemeyeceklerinden söz edilerek, tarla niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmişlerdir.
Davacılar … ve …, çekişmeli taşınmazları Tevfik Karataş’tan kendilerinin satın aldıkları iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların niteliklerinin kısmen çalılık, kısmen eğimli ham toprak olarak belirtilmek suretiyle Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, davacı gerçek kişiler vekilinin hükmü temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2009 tarih ve 2009/14031 – 19343 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğu gibi yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hükme de yeterli olmadığı belirtilerek, usûlüne uygun bir şekilde orman ve zilyetlik araştırması yapılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu Yaka Köyü, 229 ada 46 ve 49 parsel sayılı taşınmazların nitelik hanesindeki tarla vasfının kaldırılarak ve yerine ham toprak niteliğinde olduğu yazılarak kadastro tesbitleri gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 20.03.2002 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece, davacı gerçek kişilerin davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hâkim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. madde 26/l) ve iki taraftan birinin talebi olmaksızın re’sen bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK.md.24/l). Somut olayda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların adlarına tescili istemiyle dava açan davacı gerçek kişilerin davası reddedildiğine göre, taşınmazların kadastro tesbiti gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, HMK’nun 24 ve 26. maddelerine aykırı bir şekilde re’sen alınan kararla, taşınmazların “tarla”olarak belirlenen niteliklerinin “ham toprak” olarak değiştirilmesi isabetsizdir. Ancak, belirtilen bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının, “B” bendi hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “Dava konusu, Muğla İli, Fethiye İlçesi, Yaka Köyü, 229 ada 46 ve 49 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbiti gibi tapuya kayıt ve tescillerine” cümlesinin yazılması, suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.