YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1664
KARAR NO : 2011/1922
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Bozmaya uyulmuşsa da gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dairenin bozma kararında muhtelif emsaller incelendiği ancak bunların hiçbirisinin değerlendirmeye alınmadan genel ifadelerle dava konusu taşınmazın değerinin bulunduğu, bu durumun yeterli olmayıp, mahkemece emsaller getirtilerek bunların incelenmesi, bunlardan taşınmaza en yakın nitelik ve özellikleri taşıyanın somut emsal kabul edilmesi ve buna göre taşınmazın değerinin bulunması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, bozma sonrası alınan bilirkişi kurulları raporunda somut emsal alınan taşınmazın Konya Büyükşehir Belediyesinin kamulaştırma sonucu pazarlık usulü ile satın aldığı bir taşınmaz olduğu anlaşılmaktadır.
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (g) bendi hükmüne göre arsalar, kamulaştırma (değerlendirme) gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değerlendirilir. Emsal alınan taşınmaz ise kamulaştırma kararı sonucu oluşturulan kıymet taktir komisyonu tarafından belirlenen bedel üzerinden pazarlık usulüne göre alınan bir taşınmaz olup, normal şartlarda oluşan bir satış değildir. O halde Konya gibi taşınmaz satışlarının yoğun olduğu bilinen bir bölgede uygun emsal araştırılıp bulunabilirken, bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin emsal alınarak sonuca varılmış olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, Tapu Müdürlüğünden kamulaştırma (değerlendirme) tarihinden önceki ve özel nitelik taşımayan uygun arsa satışlarına ilişkin kayıtları ile tarafların varsa gösterecekleri emsal kayıtlar da getirtildikten sonra her iki bilirkişi kurulundan, bunların her birisinin ayrı ayrı incelenip irdelenerek emsal olma niteliğini taşıdığı anlaşılanlar arasından dava konusu taşınmaza en yakın nitelik ve özellikleri taşıyan taşınmazın somut emsal seçilerek, seçilen bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumunun tüketici fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatı bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla emsalin değere etki yapan tüm özellikleri belirlenip bu özellikler yönünden her iki taşınmazın ayrı ayrı karşılaştırılıp aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönlerinin açıklandığı ve bunların her birisinin değere etkilerinin ne olduğu gösterilmek şekliyle karşılaştırmanın yapılarak taşınmazın değerinin belirlendiği ek raporlar alınmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.