Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7390 E. 2013/4291 K. 12.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7390
KARAR NO : 2013/4291
KARAR TARİHİ : 12.04.2013

MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, … ve arkadaşları, davacı … ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında …Köyü, … Yanı Mevkii 315 ada 69 parsel sayılı 611,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle öncesinde dava dışı 315 ada 59 den 68 parsele kadar ve 70 sayılı parseller ile bir bütün olduğu, … kızı….’ın zilyetliğindeyken, ifrazen 69 sayılı parselini 06.11.1996 tarihinde …’a satarak zilyetliğini devrettiği, halen bu kişinin zilyetliğinde olduğu, ancak, parselin Marmaris 1. Asliye Hukuk mahkemesinin 2003/796 Esasına kayıtlı dava dosyasında dava konusu edildiğinden söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/796 Esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı … tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine, sınırları ve mevkii bildirilen taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi hükümlerine göre tapuya tescili istemiyle açılan dava ile … ve arkadaşları tarafından davalı Hazine ve köy tüzel kişiliği ile … taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları dava birleşmiş, 1. asliye hukuk mahkemesinin 08.12.2009 gün ve sayılı, 2009/515-308 sayılı, Ayten Ayfer Şereflinin davasının açılmamış sayılmasına, … ve arkadaşlarının dava dosyalarının işlemden kaldırılmasına, diğer davalarda Kadastro Kanunun 27. maddesi gereğince görevsizliğe ilişkin kararının kesinleşmesiyle dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece diğer davaların reddine, …’ın davasının kabulüne, çekişmeli …Köyü 315 ada 69 sayılı parselin tarla niteliğiyle … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, … ve arkadaşları, davacı … ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında, seri yöntemiyle yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1981 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ile 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
1) Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin tamamının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, tarım alanı olarak kullanıldığı, tesbit tarihi itibariyle Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörüldüğü şekilde, davacı … yararına zilyetlik edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre, davalılardan Orman Yönetimi ile Hazinenin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Yargılama giderlerinden davada haksız çıkan taraf sorumlu olduğu gibi, haksız çıkan taraf ayrıca, kendisini avukat ile temsil ettiren ve haklı çıkan karşı tarafa avukatlık ücreti ödemesine karar verilir. Ancak, davalı … çekişmeli taşınmazın Medeni Kanunun 713. maddesine göre adına tescili için dava açmış, … ve arkadaşları ise tescil davasına konu taşınmazın kendileri ve murisleri adına olan tapu kaydı kapsamında kaldığı, tescil davasının reddi istemiyle dava açmışlar, çekişmeli parsel için kadastro tesbit tutanağı düzenlendikten sonra, parselin adlarına tescilini istemişlerdir. … ile çiftlik tapu kayıtlarına tutunan … ve arkadaşları aynı tarafta olup davacı sıfatı taşıyıp, karşılıklı davacı ve davalı sıfatları yoktur. Davalı sıfatı ise, Hazine, Orman Yönetimi ve Köy Tüzel Kişiliğine aittir. Bu nedenle; davacı … ‘nın temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3) Davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi sırasında, Müteriz davacılar …, …, …, …, … avukatları vasıtasıyla davayı takip ederlerken, davayı takip etmemeleri nedeniyle dava dosyası işlemden kaldırılmışsa da, davanın açılmış sayılmasına karar verilmeden önce, çekişmeli yer için tesbit tutanağı düzenlendiğine ve kadastro mahkemesinde taraflar duruşmaya gelmese bile dava dosyası işlemden kaldırılmayacağına ve yargılama devam edileceğine göre … ve arkadaşlarının kadastro mahkemesince düzenlenen tensip tutanağında davacı sıfatıyla gösterilerek yargılamadan haberdar edilip, duruşmalara katılımı sağlanarak yargılama devam edilmesinde kanuna aykırı bir yön yoktur.
3) Çifitlik tapu kayıtlarına tutunan davacı … Mirasçısı … ile diğer davacılar … arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince; … ve Çamlı Köyünde bulunan ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan dava dosyalarında, dava konusu edilen parsellere ilişkin dava, savunma, araştırma ve mahkeme kararları birbirinin aynı ya da benzeridir.
Davacı Muğlalı… Efendi çocukları …, … …. mirasçıları ve mirasçılarından …, … … Mirasçıları …, … ve arkadaşları; Hisarönü, Karaca ve Çamlı Köyünde bulunan bir çok taşınmazın, Hisarönü, Gelibolu (Karaca Söğüt Köyü) ve Ergöz (Çamlı Köyü) Çiftliği ismiyle, tapuda murisleri ya da kendileri adına kayıtlı olduğu, tapuların dış sınır olarak Çilecik Gediği, Taşbükü İskelesi, Kocaalan, Balandağı, Gökbel, Mezar Gediği, Karadağ, Löngöz Çiftliği, İnbükü dışındaki Dikili Taş, Kırvasil Çiftliği ve Gölenya Beli okuduğu, bu sınırların çoğunun askerî haritalarda da yer aldığı, mahkemelerde çeşitli defalar uyuşmazlık konusu olması nedeniyle uygulanarak yerlerinin belirlendiği, tapu kayıtlarının, Sultan 3. Murat’ın mülk arazi olarak eşi Mihrişah Valide Sultan’a ihsan ettiği, Mihrişah Valide Sultan tarafından kurulan sahih, mazbut ve icareteynli vakfa ait arazi olarak tasarruf edilirken, vakıf kapsamındaki bu üç adet çiftliğin, 1961 yılında taviz bedeli ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesilerek, murisleri adına tapulandığı, mazbut, sahih ve icareteynli vakıflara ait gayrimenkullerin zilyetlikle edinilemeyeceği, zilyetlikle kazanma iddiasında bulunanlar ile bunların muris ya da bayilerinin önceden taşınmazlar için kendilerine ya da kâhyalarına kira bedeli vererek zilyet ettikleri, bu konuda çok sayıda delil bulunduğu, taşınmazlarını haksız elinde bulunduran bu kişilerin, 1952 yılından sonra taşınmazlar üzerinde mülkiyet iddiasında bulunarak, hasılat kirasını kestikleri ve işgalci olarak taşınmazları kullandıkları, bu şekilde hukuk dışı eylemlerle kendilerine ait tapulu taşınmazları sahiplenmeye çalıştıkları, kadastro çalışmaları sırasında yerel bilirkişilerin gerçekleri sakladıkları, bir davada davacı ya da davalı olanların başka bir dosyada tanık olarak, kendileri ile aynı şekilde işgalci olan kişilerin zilyetliklerini doğruladıkları, bu beyanlar karşısında kendilerinin sundukları kesin hükümlerin ve delillerin gözetilmediği iddiasıyla tapu kayıtları kapsamında kalan çekişmeli taşınmazların tesbitlerinin iptali ve tapu kayıtlarındaki payları oranında adlarına tapuya tescilini istemişlerdir.
Tapu kayıtları:
Gökabad Kazasında Hisarönü, Erköz ve Gelibolu Çiftlikleri 1209 (1875) yılında …. Valide Sultanın Vakfiyesi olarak, 21 Zilhicce 1209 (1795) tarih 636 numaralı defterin 1. sayfa 1. sırasına kayıt edilmiştir. 12 Ramazan 1263 (1847) tarihinde 477 sayılı Temessük defterinin 157. sayfasına, ….Valide Sultan Vakfı’na ait 47 parça emlak ve çiftliğin kaydı yapıldıktan sonra, 29 Ramazan 1264 (1848) tarihli Temessük senedi ile sülüs (1/3) payı Rıfat Paşa’nın tasarrufuna verilmiş, bu temessük zayi olduğundan, 15 Ramazan 1265 (1849) tarihli senet ile yenilenmiş, 5 Muharrem 1280 (1864) tarihli senetle, sülüsan (2/3) payının nısfı (1/3 payı) …. oğlu Hacı … Efendi’ye, nısfı (1/3 payı) da …oğlu Kadı …Efendi tasarrufuna verilmiş, 25 Sefer 1291 (1876) tarihli temessük ile Mihrişah Valide Sultan Vakfı’na ait, senelik 25.000 kuruş icare-i müecceleli, Menteşe Sancağı dahilinde bulunan 17 kıt’a çiftlikatın 1/3 payı müteveffa ….Paşa’nın ve 1/3’er payı da basenet Hacı …. ve Hacı …. Efendi’lerin uhdelerinde iken, …Paşa’nın ölümüyle payı büyük oğlu ….Bey ile…ve …Beylere, büyük kızı …. ve … Hanımlara intikal etmiş, bunlar paylarını Hacı….ve Hacı … Efendilere satmışlar, yeni malikleri de aralarında yaptıkları paylaşım ve diğer paydaşların satışıyla, daha önce 1280 tarihli Temessük senedine bağlanan Hisarönü, Ergöz, Gelibolu ve Söğüt Çiftliklerinin tamamının icare-i müeccele bedeli ödenmek suretiyle, 25 Sefer 1291 (1876) tarih D.9 V.18, 19 ve 20 numaralarda, Cinsi Hanesine zemininin “Mihrişah Valide Sultan Vakfı’ndan” olduğu ve Senelik 25.000.- Kuruş icare-i müeccele ve 20.000.- kuruş müeccele bedeli de tapu siciline yazılarak Hacı …. Efendi adına kaydedilmiş, Mihrişah Valide Sultan Vakfı’na ait Mart 1290 tarih (1874-1875) D.9 V.18 numarada …Çiftliği olarak, zemini …. Valide Sultan Vakfı’ndan cinsi çiftlik 4000 dönüm yüzölçümlü, Mezar Gediği ve Kır Vasil Çiftliği ve Dikilitaş ve Löngöz Çiftliği, Mart 1290 tarih D.9V.19 numarada Örköz (Ergöz) Çiftliği olarak 3000 dönüm yüzölçümlü, Mezar Gediği ve Gülanye yanı ve Löngöz Çiftliği, İnbükü Başında Dikilitaş, Mart 1290 tarih D.9 V.20 numarada ise, Gelibolu ve Söğüt Çiftliği olarak 7000 dönüm yüzölçümlü, Çilecik Gediği ve Taşbükü İskelesi ve Koca Alan ve Günbele ve Mezar Gediği ve Belan Dağı ve Kara Dağ ve Taş Bükü ve Löngöz Çiftliği sınırlı olarak Hacı Fevzi Efendi adına kaydedilmiş,
Ağustos 1326 (1910) tarih ve 2 numarada cinsi ve iktisap sebebi yukarıda aynı tarih 3 numaralı tapunun iktisabı ile aynı olduğu yazılarak …Karyesi Örgöz Çitliği mevkiinde, D: Mezar Gediği, B: İnbükü ve Dikilitaş, K: Löngöz, G: Gülenye Beli sınırlı 3000 dönüm yüzölçümlü Ergöz Çiftliği,
Ağustos 1326 (1910) tarih 2 numarada zemini Mihrişah Valide Sultan Vakfı’ndan cinsi Eşcarı müsmire ve gayri müsmirei müştemil çiftlik D: Mezar Gediği, B: Dikilitaş, K: Löngöz, G: Kırvasil Beli sınırlı 4000 dönüm yüzölçümlü …Çiftliği,
Ağustos 1326 (1910) tarih ve 4 numarada, yukarıda yazılı aynı iktisapla, Gelibolu Karyesi Gelibolu Maa Söğüt Çiftliği cinsiyle, D: Kocalan ve Belen Dağı, B: Taşbük ve Löngöz, K: Çilecik Gediği, G: Gökbel ve Karadağ ve Mezar Gediği sınırlı 7000 dönüm yüzölçümlü Gelibolu Söğüt Çiftliği,
Hacı Fevzi’nin ölümüyle mirasçıları olan oğlu Şevket Ağa ve kızı Habibe Hanımın paylaşımı ile Habibe Hanım düşmüş, tarafların muvafakat ve takrirleri, 8 Mayıs 1301 (1885) tarihinde İl İdare Meclisi huzurunda ahz ve istima kılındığı, il merkezinde tutulan evrak kaydından müsteban olduğu, İl Tapu Memurluğunun 21 Ağustos 1326 (1910) tarih ve 14 numaralı tahriratından anlaşıldığı belirtilerek, intikalen ve taksimen Hacı … Efendi kızı Habibe Hanım adına tescil edilmiş, Eylül 1340 (1924) tarih 3, 4 ve 5 sıra numaralı sicillerde Hacı … Ağa oğlu ….Efendi karısı ve Hacı …Efendi kızı Habibe Hanımın tasarrufunda olduğu, ölünceye dek bakma vaadi sözleşmesiyle meccanen ferağ edeceği, karyesinin 12 Ağustos 1340 (1924) tarihli ilmühaberi ve Varidat İdaresinin 26 minhü tarih ve 41/1 numaralı ruhsat tezkeresinden anlaşılmakla, Habibe Hanımın yazılı şartıyla ferağından Hacı ….Ağa oğlu ….Efendi çocukları …. Bey, …. ve …. efendiler adına tescil edilmiş, …’in 1955,…’in 1966, Mahmut’un 1957 ve Necip’in de 1948 yılında ölümü üzerine 1962 yılında bu kişilerin mirasçılarına intikal yoluyla tescil edilmiş, …Çiftliği’nin Şubat 1962 tarih ve 5 sıra numarada 367 hektar 7210 m2 yüzölçümüyle mirasçılar üzerine intikal ettirildikten sonra ifrazen Mayıs 1969 tarih 10 numarada …Çiftliği’nden müfrez 332 hektar 3210 m2 yüzölçümündeki, sınırları; D: Mezar Gediği, B: Dikili Taş, K: Löngöz, G: Kırvasil Beli ve bu yerden ifraz edilen çiftlik arazisi sınırlarıyla …. oğlu …(….)in 1966 yılında ölümü ile mirasını, çocukları …, …., …. ve Ahmet Şevki Onay’a bıraktığı, …’nin 1967 yılında ölmesiyle mirasını oğlu ….ile kızları …. ve …. ve karısı …. ile kendisinden önce ölen oğlu ….’nin çocukları Edeviye ve …’a kaldığı, mirasçılar adına intikalinden sonra iki parçaya bölündüğü belirtilerek, tapu maliklerinin mirasçıları adına payları oranında tescil edilmiş, yüzölçümünün 13 hektar 7210 m² olduğu belirtilerek, Temmuz 1969 tarih 63 sıra numaralı sicilde aynı kişiler adına tashihen tescil edilmiş, Mayıs 1969 tarih ve 11 sıra numaralı sicilde 35 hektar 4000 m2 çiftlik arazisi olarak, Doğusu, Batısı ve Kuzeyi bu yerden bölünen sahibi senetlerin müfrez çiftliği, Güneyi; Kırvasil Belinden Dikilitaşa giden doğru hattın denizi ilk kestiği nokta ile Dikilitaştan Kırvasil Beline giden doğru hattın denizi kestiği noktayı birleştiren deniz sahil hattı sınırları ile yine mirasçıları adına tescil edilmişse de, talepnamenin arkasındaki miktarın 354000 m² olmayıp, 3.540.000 m² olduğu anlaşılmakla, Nizamnamenin 107. maddesi gereğince “Tashihen tescil edileceği” açıklaması yapılarak Temmuz 1969 tarih 64 numarada yine çiftlik tapu malikleri adına geldi kayıtlarındaki yüzölçüme uygun olarak düzeltme yapılarak tescil edilmiş, çiftliğe ait bu ifraz tapu kayıtlarının …Köyü’nde 1970 yılında yapılan kadastroda 1 ilâ 169 sayılı parsellere uygulanmış, Ergöz ve Gelibolu Çiftlik tapuları da aynı şeklide aynı kişiler adına tedavül görmüş, Gelibolu Çiftliği’ne ait Şubat 1962 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı: Gelibolu Maa Söğüt Köyü, Mezaraltı Mevkiinde eşcarı müsmire ve gayri eşcarı müsmireyi müştemil 639 hektar 5240 m2 çiftliğin, 12/16 payı: D: Kocaalan ve Balan Dağı, B: Daşbük ve Löngöz, K: Çilecik Gediği, G: Gökbel ve Karadağ ve Mezar Gediği ile çevrili taşınmazın …mirasçıları ….. ve …mirasçıları adına tescil edilmiş, kadastroda Çamlı Köyü 373 ilâ 633 sayılı parsellere revizyon görmüştür.
Dayanılan mahkeme kararları:
Çiftlik tapu sahibi davacı ve katılan tarafların dayandıkları kesinleşmiş mahkeme kararları şu şekildedir; …Köyü’nden …ve 79 arkadaşı tarafından 03.10.1988 tarihinde, tapu malikleri ….ve arkadaşları (…ailesi) aleyhine, zilyetliği dayalı olarak, …Çiftliği’ne ait tapunun Ağustos 1326 tarihinden beri devam eden tedavül ve ifrazları ile birlikte Temmuz 1969 tarih 63 ve 64 numaralı tapu kayıtlarının iptali istemiyle açılan davanın, tapulara değer verilerek reddine ilişkin Marmaris Asliye Hukuk Mahkemenin 28.01.1994 gün ve 1988/333-51 sayılı kararı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.02.1995 gün ve 1994/7430-1073 sayılı kararı ile temyiz itirazları, süre yönünden red edildikten sonra 12.09.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Sözü edilen kesin hüküm esas alınarak,
Çitlik tapu kayıtlarına tutunanlar ayrıca, …Köyü’nden ….ve dört arkadaşının, 10.02.1989 tarihli dilekçeleriyle tapu malikleri aleyhine açtıkları davanın reddine ilişkin, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.03.1994 gün ve 1989/103-125, Gelibolu (Çamlı) Köyü’nden…,…,…,…,…,…,….,…,…,…,….,..,…..,…,…,….,…ve 55 arkadaşı tarafından, tapu malikleri Şerefli ailesi aleyhine 07.05.1952 tarihinde açtıkları davanın reddine ilişkin Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.1961 gün ve 1960/104-25 sayılı kararlarıyla,
Çamlı (Gelibolu) Köyü 543-591 sayılı parsellerin Kadastro Mahkemesinin 28.09.2000 gün ve 1971/23-33 sayılı, Çamlı Köyü 502-503 sayılı parsellerin kadastro mahkemesinin 15.12.2000 gün ve 1971/22-50 sayılı, Çamlı Köyü 596 sayılı parselin kadastro mahkemesinin 18.03.2000 gün ve 1971/15-29 sayılı, Çamlı Köyü 767 sayılı parselin kadastro mahkemesinin 04.08.2000 gün ve 1973/76-26 sayılı, Çamlı Köyü 817 sayılı parselin asliye hukuk mahkemesinin 07.03.1996 gün ve 1979/175-90 sayılı, Çamlı Köyü 805 sayılı parselin kadastro mahkemesinin 28.05.1999 gün ve 1999/3-18 sayılı, Çamlı Köyü 766 sayılı parselin asliye hukuk mahkemesinin 28.04.2000 gün ve 1998/135-306 ve 07.03.1996 gün 1979/175-90 sayılı kararlarıyla tapu maliki gerçek kişiler adına tesciline ilişkin kesinleşmiş mahkeme karları,
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/104-25 sayılı kararının kesinleşmesinden sonra, çiftlik tapu kayıtlarına dayanan Şerefli ailesinin 18.12.1962 tarihli dava dilekçesiyle, … aleyhine “Sözlü kira akdinin feshi ile gayrimenkullerin tahliyesine ve beş yıllık yüzde yirmibeş hasılat kirasının tahsili” istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin 970/165 sayısında açtıkları dava sonunda, mahkemece, davanın kabulüne ve sözlü kira akdinin feshi ile davalının gayrimenkullerden
tahliyesine ve ecrimisil alınmasına ilişkin 28.12.1973 tarihinde kesinleşen kararı, tapu sahipleri tarafından davalı sıfatıyla … aleyhine, Hacı Yeri mevkiinde 15.306 m2, Kesikli mevkiinde 8 dönüm, Ev Önü mevkiinde 6500 m2, Mezarlık Yanı mevkiinde 4500 m2 tarlaya ilişkin olarak, yine …aleyhine Karahüseyin mevkiinde 6997 m2, Köklü Tarla mevkiinde 13.445 m2, Yanık Tarla mevkiinde 10.862 m2, Kocaharman mevkiinde 10.552 m2 taşınmazlar hakkında açtığı “Sözlü kira akdinin feshi ve bu yerlerden davalıların tahliyesi ile % 25 hasılat kirasının tahsili” davalarının kabulüne, kira akdinin feshine, davalıların bu yerlerden tahliyesine, beş yıllık % 25 hasılat icarı tutarının davalılardan tahsiline ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin Salih Balcı aleyhindeki 24.11.1966 gün 1963/153-131 sayılı, ….aleyhindeki 24.11.1966 gün 1963/154-132 sayılı kesinleşmiş kararlarıyla, çiftlik tapu kayıtlarına dayanan davacı gerçek kişiler, aynı nitelikte yararlarına kesin hüküm olduğunu iddia ettikleri kadastro mahkemesinin 22.03.2001 gün ve 1977/61-9, kadastro mahkemesinin 14.05.2004 gün ve 1978/25; kadastro mahkemesinin 08.05.2003 gün ve 1991/360-231; kadastro mahkemesinin 12.04.1976 gün ve 1974/16-9; Kadastro Mahkemesinin 24.11.1975 gün ve 1974/5-49 sayılı kararları çitlik tapu sahiplerince delil olarak dava dosyasına eklenmiştir.
Gelibolu-Hisarönü-Ergöz Çiftliği sınırları içindeki ormanlar, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince “Hiçbir bildirime gerek kalmadan devletleştirildiği”nden, Tadilat Komisyonunun 22.09.1947 gün 98 ve 101 sayılı kararları ile Hisarönü-Ergöz Çiftliği Ormanları için 25.854 TL. Gelibolu-maa Söğüt Çiftliği Ormanları için 20.400 TL. Devletleştirme bedeli belirlenmesi üzerine, çiftlik sahipleri tarafından, İtiraz Komisyonu, Temyiz Komisyonu ve Danıştay nezdinde itirazlarda bulunulmuş ve en son verilen karar Danıştay’ca bozularak Vergiler İtiraz Komisyonu’na gönderilmiş, bu arada Anayasa Mahkemesinin 05.10.1964 günlü Resmî Gazetede yayımlanan 23.06.1963 gün ve 1963/141-50 sayılı kararı ile 4785 sayılı Kanunun 3 ve 4. maddelerini iptal etmesi üzerine, Vergiler İtiraz Komisyonu’nca 10.02.1965 gün ve 1964/641 sayılı görevsizlik kararı verilmiş; çiftlik sahiplerinin, ormanlara takdir edilen toplam 46.250.- TL’ye, 4.953.250.- TL ilavesi ve bedelin 5.000.000.-TL’ye çıkartılması için 26.04.1965 tarihinde Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/65 sayılı dosyasında Orman Genel Müdürlüğüne husumet yönelterek açtıkları Yargıtay bozma kararlarından sonra mahkemenin 1972/137 sayısına kaydedilmişse de, mahkemenin “Davanın üç kez müracaata bırakılmış olması nedeniyle H.U.M.K.nun 409/6. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına” ilişkin 14.07.2009 gün ve 1972/137-466 sayılı kararı 02.10.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Kadastro mahkemesinin 1996/11 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporları …Köyü 74 sayılı parsele ait Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11 (bozma kararından önce 1978/127-16) sayılı ve Çamlı (Gelibolu) Köyü 804 sayılı parsele ait Kadastro Mahkemesinin 30.05.2002 gün ve 1974/9-30 sayılı dosyaları örnek (pilot) dosya seçilerek, tarafların tüm delilleri bu iki dosyada toplanmış, yöreye ait 1328 (1912) yılından 1969 yılına kadar düzenlenen askerî memleket haritalarından yararlanılarak, çiftlik tapu kayıtlarının uygulaması yapılmış ve çeşitli uzmanlık dalındaki bilirkişi kurullarından eki haritalarla birlikte raporlar alınmış, Harita Genel Komutanlığı Askerî Coğrafya Daire Başkanı Mühendis Albay Mustafa Çelik ve Yüksek Mühendis Albay Ömür Demirkol’un düzenlediği 04.03.1999 tarihli 5 sayfalık rapor ve eki haritalarda, bölgeye ait 1328 (1912), 1944, 1969 tarihli haritalarda tapu kayıtlarında okunan sınırlar haritalar üzerine işaretlenmiş ve harita üzerindeki bu yerlerin tarifleri yapılmış, Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. … tarafından 14.04.1999 tarihli 9 sayfalık raporda, çiftlik tapu kayıtlarında geçen sınır yerleri tarif edildikten sonra haritaları düzenlenmiş, Y.T.Ü. İnşaat Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Öğretim Üyeleri Prof. Dr. …., Prof. Dr. …., Prof. Dr. … tarafından tapu uygulamasına ilişkin 20.02.2001 günlü 8 sayfalık rapor düzenlenmiş, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Daire Başkanları Harita Mühendisleri …., ….ve Tapu Arşiv Daire Başkanı Yavuz Yeşilyılmaz’ın düzenlediği 19.02.1999 günlü 21 sayfalık raporda, tapu kaydının taraflar için ne şekilde değer ifade ettiği ve kapsadığı yerler konusunda değerlendirmeler yapılmıştır.
A.Ü. Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. İsmet Sungurbey, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, Prof. Dr. ….nun …Valide Sultan Vakfının niteliği konusunda düzenledikleri 08.03.2000 tarihli, İ.Ü. Hukuk Fakültesi Türk Hukuk Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. ….tarafından verilen 03.05.2000 tarihli (7 sayfalık), Prof. Dr. Bahaddin Yediyıldız ve Dr. … tarafından düzenlenen 22.05.2000 tarihli (6 sayfalık), A. Ü. Hukuk Fakültesi Medenî Hukuk Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. …tarafından düzenlenen 01.08.2000 tarihli (6 sayfalık ), Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 300 (2000-183) sayılı görev emri ile kurulan, Hukuk Müş. V. Av….., Başkontrolör… müfettiş …dan oluşan heyet tarafından yapılan inceleme sonunda verilen ve mahkemeye gönderilen 17.11.2000 günlü 14 sayfalık rapor dava dosyasına eklenmiştir.
Kadastro Mahkemesinin “Vakfın miri araziden tahsis edilmesi nedeniyle sahih olmadığı ve tapu kaydının 1301 ilâ 1326 yılları arasında intikal ettirilmediğinden, kanunî değerini yitirdiği gerekçesiyle 74 sayılı parselin zilyet adına tesciline” ilişkin 05.04.2010 gün 1996/11-16 sayılı kararı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 11.12.2001 gün ve 2001/8221-9432 sayılı kararı ile “Medenî Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemde Arazi Kanunnamesinin yürürlükte bulunduğu ve 1926 yılından önce Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddelerinde yazılı 10 yılı aşkın davalı tarafın malik gibi zilyetliği karşısında tapu kaydının kanunî değerini yitirmiş olacağı” belirtilerek ve mahkemenin gerekçesi değiştirilerek oyçokluğu ile onandıktan sonra kesinleşmiştir.
Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11-16 sayılı kararının 7. H.D.’nin 11.12.2001 günlü kararı ile onanmasından sonra, çiftlik tapu kayıtlarına dayanan kişilerin istemiyle, Prof. Dr. ….’den tarafından 30.09.2004 tarihinde, Prof. Dr. … tarafından 21.09.2004 tarihinde, A.Ü. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. ….’den tarafından düzenlenen 11 sayfalık özel raporlar ile Beyoğlu Asliye (2) Hukuk Mahkemesinin 27.06.2002 gün ve 2002/135-417 sayılı dosyasında vakfın niteliğiyle ilgil… tarafından düzenlenen 25.05.2002 günlü rapor dava dosyalarına eklenmiştir.
İ.Ü. Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Öğretim Üyeleri Prof. Dr. …. Prof. Dr. …. ve G.S.Ü. Medenî Hukuk Öğretim Üyesi Prof. Dr. …. 11.12.2006 tarihinde düzenledikleri 22 sayfalık raporda, Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunmuşlardır.
Ayırca, kadastro mahkemesinin 1978/50 sayılı dosyasında tanık olarak ifadesine başvurulan Osman oğlu 1333 (1917) doğumlu A….’in, talimat yoluyla Ortaca Kadastro Mahkemesinde alınan 05.02.2002 tarihli beyanı, kadastro mahkemesinin 1974/25 sayılı dosyasında 08.03.2002 tarihinde yapılan keşifte, Gökova’da oturan Mehmet oğlu 1340 (1924) doğumlu …’in, Çamlı Köyü’nden Yusuf oğlu 1933 doğumlu Mustafa Kalkan, yine Çamlı Köyü’nden Hasanoğlu 1935 doğumlu Durmuş Ali Kaya’nın beyanları çiftlik tapularına dayanan gerçek kişiler tarafından dosyasına eklenmek üzere sunulmuştur.
Çiftlik tapu kayıtlarına dayanan gerçek kişiler yargılama sırasında, delil olarak yukarıda sayılanların dışında; temyiz incelemesi sırasında daha önce sundukları belge fotokopileri yanı sıra, daha önce sunmadıkları mahkeme karar suretleri ve bir kısım belge fotokopilerini de, sıralı olarak delil klasörü şeklinde dosyaya eklenmek üzere sunmuşlardır.
Taşınmazları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinildiği iddiası ve deliller;
Çekişmeli parseli zilyetlikle edindiklerini iddia eden kişiler, çiftlik tapu tapu kayıtlarının sınırları itibariyle uygulanabilir nitelikte olmadığı, dava konusu yerlere uyduğu kabul edilse bile, davaya konu edilen parselin çiftlik tapu kayıtlarına tutunan gerçek kişiler tarafından hiç zilyet edilmediği, bu nedenle, 3402 sayılı Kanunun 21. maddesi gereğince, tapu kaydına değer verilemeyeceği, Ağustos 1301 yılında yapılan taksim sonucu, Habibe Hanım payına isabet ettiği halde, bundan 25 yıl sonra Ağustos 1326 tarihinde Habibe Hanım adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle, bu kayıtların değerini yitirdiği, kayıtlar sınırlarına göre uygulandığında, bu sınırlar içinde dağlar, tepeler ve ormanlar bulunduğu, bu nedenle dahi değer verilemeyeceği, kaldı ki, çekişmeli yerler tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı kabul edilse bile, Arazi Kanunnamesi’nin tesbit tarihinde yürürlükte bulunan 20 ve 78. maddeleri gereğince, Medenî Kanunun yürürlüğünden en az 10 yıl önceden başlayan zilyetlik karşısında bu tapunun değerini yitireceği, çiftlik tapu kaydına tutunanların Sunduğu diğer delillerin fotokopi niteliğinde olduğu, asıllarının ilgili kurumlarda bulunamadığı, bu kayıtlara dayanılarak Hisarönü, Çamlı ve Karaca Köylerinde bir çok dava açıldığı halde, hiçbir dava kazanamadıkları, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, çekişmeli parselin adlarına tescilini istemişler, delil olarak yerel bilirkişi ve tanık ifadeleri ile teknik bilirkişi raporlarına dayanmışlar, çiftlik tapu sahipleri tanığı Mestan Ölmez’in yalan tanıklıktan cezalandırılmasına ilişkin, Marmaris Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2010 gün ve 2009/548-727 sayılı kararı suretini sunmuşlardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve mahkeme kabulü:
Keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli parsellerin tapuya dayanan Adviye Onay ve arkadaşları tarafından hiç zilyet edilmediğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinmeye dayanan gerçek kişi tarafından tarım alanı olarak zilyet edildiğini söylemişler, orman bilirkişi, ziraat uzmanı ve jeolog bilirkişi raporlarında da, çekişmeli parsellerin orman sayılan yerlerden olmadığı, deniz ya da dere etkisi altındaki yerlerden olmadığı, 1996/11 sayılı dosya içinde bulunan ve tapu kapsamını belirleyen haritaya göre dayanılan çiftlik tapusu içinde kaldığı bildirilmiş,
Mahkemece, Muğlalı Şerif Efendi mirasçılarından olan … ve arkadaşlarının tutunduğu çiftlik tapu kayıtları tesis ve tedavülleri itibariyle uygulanmamış, tapu uygulaması yönünden Kadastro Mahkemesinin 1996/11 Esaslı dosyasında yapılan keşiflerdeki yerel bilirkişi beyanları okunmak ve bilirkişi rapor ve krokileri uygulanmak suretiyle elde edilen krokilere göre tapu kayıtlarına kapsam belirlenmiş, bu konudaki bilirkişi raporlarına dayanılmış, davalı tarafın savunması kabul edilerek, tapu kayıtlarının sınırları itibariyle çekişmeli parselin tamamını kapsayacak nitelikte olmadığı, nokta sınırlar şeklinde olduğu, bu sınırlar içerisinde tapu kaydına değer vermek için zilyetlikle birleşmesi gerektiği, ancak; tapuya tutunan kişilerin bu yerlere hiç zilyet etmedikleri, Arazi Kanunnamesi’nin bazı hükümleri yürürlükten kaldırılsa da, bazı maddelerinin bu arada 20 ve 78. maddelerinin de, tesbit veya dava tarihi tarihi itibariyle halen yürürlükte olduğu, zilyetliğe dayanan kişilerin, Medenî Kanunun yürürlüğünden az 10 yıl önce başlayan zilyetliği karşısında bu tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği, Medenî Kanunun yürürlüğünden en az 10 önce başlayan zilyetliği bilecek yaşta ve durumda tanık bulma zorluğu karşısında, bir insan ömrümü aşan zilyetliği haber veren tanık ifadelerine değer verilmesi gerektiği, tapu kaydı miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmemişse de, sabit sınır bulunamadığından sabit sınırdan başlanarak miktar ile geçerli kapsamı tayin etmenin mümkün olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş, çiftlik tapu kayıtlarına dayanan kişilerin dayandığı yukarıda sayılan delillerin fotokopi şeklinde sunulduğu, asılları sunulmadığı gibi ilgili kurumlardan asıllarının temin edilmediği, bu nedenle bu delillere değer verilemeyeceğine değinilmiştir.
Yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir :
Dayanılan çiftlik tapu kayıtlarının aynı tarihte ve birbirini takip eden sıra numarasıyla aynı şekilde oluştuğu, bir kısım sınırların ortak olduğu, birinin varlığının ve sıhhatinin diğerini de etkileyeceği, bu nedenle …Köyü için sunulmasa da, çiftlik tapusuna dayananlar tarafından, tapu kaydı kapsamındaki taşınmazların tapuya dayanılarak zilyet edildiğine ilişkin Çamlı ya da Karaca Köyleri için sunulan belge, rapor ve kararların asılları ya da onaylı suretlerinin, …Köyü’ndeki taşınmazlar için açılan davalarda da delil olarak kullanılabileceği gözetilmemiş, bu delillerin asılları ya da onaylı suretlerinin ilgili kurumlardan getirtilmesi için bir çaba gösterilmemiş, bu delillerden çoğuna, fotokopi olarak sunulması nedeniyle, özelikle bir başka köye ilişkin olduğu için değer verilmemiş, bazıları hiç tartışılmamış, bu delillere niçin değer verilmediği gerekçede açıklanmadan, delillerden bazılarının toptan reddi yoluna gidilmiş, özellikle zilyetlikle edinme iddiasında bulunanların bir insan ömrünü aşan zilyetliklerini haber veren yerel bilirkişi ve tanık beyanları teknik bilirkişi raporları ile denetlenmemiş, Kadastro Mahkemesinin 1996/11 Esasına kayıtlı dava dosyasında yapılan tapu uygulaması ve bu dosyada alınan bilirkişi raporlarının, bu dosyada taraf olmayan Hazine, Orman Yönetimi ve zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan gerçek kişileri bağlamayacağı, çiftlik tapu kayıtları değişebilir nitelikte sınır içerdiğinden, kapsamının 3402 sayılı Kanunun 20/C maddesi gereğince miktarına değer verilerek saptanacağı gözetilmemiş, kayıt fazlasının niteliği, zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığı, zilyetliğin başlangıcı, süresi ve şekli konusunda soyut ifadeler ile yetinilmiştir.
Eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilemez.
Diğer taraftan; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.11.1978 gün 1977/11819 Esas 1978/13674 sayılı ilâmı ile 16. Hukuk Dairesinin 24.04.2001 tarih, 2001/418-2033 sayılı ilâmlarında değinildiği gibi, 864 sayılı Uygulama Kanunu’nun 43. maddesinde “Mecelle” açıkça yürürlükten kaldırıldığı halde, Arazi Kanunu’nun kaldırılan kanunlar arasında sayılmaması, Medeni Kanun’un kabulünden sonra, ancak; yürürlüğünden önce kabul edilen 2.5.1926 tarih 87 sayılı Kanunla Arazi Kanunu’nun 68, 69, 70, 71, 74, 76, 84 ve 85. Maddeleri yürürlükten kaldırıldığı halde diğer maddelerinin yürürlükte bırakılması, 28 Şubat 1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 sayılı Mer’a Kanunu’nun 36. maddesi ile Arazi Kanunu’nun 97, 98, 99, 100, 101, 102 ve 105. maddelerinin yürürlükten kaldırılması ve diğer maddelerine değinilmemesi nedeniyle, davaya konu parselin tespit ve dava tarihi itibariyle, Medeni Kanuna aykırı düşmeyen hükümlerinin bu arada Arazi 20 ve 78. maddelerinin yürürlükte bulunduğu,
Marmaris Kadastro Mahkemesinin 08.03.2003 gün ve 1991/363-231 kararını temyiz yoluyla inceleyen 16. Hukuk Dairesinin 14.07.2006 günlü 2005/13657-5526 sayılı ve 7. Hukuk Dairesi kararlarında da kabul edildiği gibi, Ağustos 1326 tarihli 2-3-4 numaralı tapu maliki Habibe Hanımın, nüfus kayıtlarına göre baba adının Mustafa Fevzi olduğu, tapu kayıtlarında “Hacı Fevzi Kızı” olarak geçtiği, Hacı (Mustafa) Fevzi’nin kızı ve Şerif Efendi’nin de karısı olması nedeniyle, Habibe Hanımın, tapu maliki Hacı Fevzi’nin kızı ve mirasçısı olduğu, çiftlik tapu kayıtlarına dayan davacılar adına tapuda yapılan intikallerin yasal olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece yapılması gerekenler:
O halde; mahkemece, bir birine sınır Çamlı, Karaca ve …Köylerinde, aynı çiftlik tapu kayıtlarına dayanılarak açılan bir çok davanın bulunduğu, bunlardan bir kısmının sonuçlandırılıp bir kısmının halen devam ettiği, halen görülmekte olan dava dosyalarının birleştirilmesinin, yargılamayı geciktirip, para ve emek sarfına yol açacağı ve yıllardan beri devam eden davaları daha da karmaşık ve içinden çıkılamaz hale getireceği gözönünde bulundurularak; dava dosyaları birleştirilmeden, yukarıda sözü edilen delillerin eksiksiz olarak toplandığı aynı nitelikteki dava dosyalarından birisi kılavuz dosya seçilerek;
a) Tapu kayıtlarında geçen Hisarönü, Gelibolu (Karaca-Söğüt, Çamlı), Kırvasil (Orhaniye), Löngöz, Gölenya (İçmeler) köylerinin bulunabilecek en eski tarihli idarî sınırlarına ait harita ve diğer belgeler, gerektiğinde eski kayıt ve defterler üzerinde inceleme ve araştırma yapabilecek nitelikte konunun uzmanı bilirkişiler tayin edilerek, Cemaziyelahir 1208, Zilhicce 1207 (9 Ocak 1794) Tarihli Mülkname, … Valide Sultan Vakfıyesi’ne ilişkin 21 Zilhicce 1209 (1795) tarih ( 12 Ramazan 1263 (1847) ) tarih 477 sayılı Temessük, 25 Safer 1291 (1876) tarihli temessük, …Çiftliği Mart 1290 tarih D.9 V.18 Örköz (Ergöz) Çiftliği Mart 1290 tarih D.9V.19, Gelibolu ve Söğüt Çiftliği Mart 1290 tarih D.9V.20 sayılı tapu kayıtları ile bu sicillerden gelen Ağustos 1326 (1910) tarih ve 3 numaralı Örköz (Örgöz) Çiftliği, Ağustos 1326 (1910) tarih ve 2 numaralı Gelibolu – Söğüt Çiftliği, Ağustos 1326 (1910) tarih ve 4, …Çiftliği tapu kayıtları ile bu kayıtların gittileri ve tedavülleri olan diğer tapu kayıtları ve bu kayıtların revizyonları yerel yönetim ve genel müdürlükten getirtilerek bir sıra dahilinde dosya arasına konulmalı,
b) Bu tapu kayıtlarının revizyon gördüğü ya da hükmen bu tapuların uyduğu belirlenen kadastro parselleri, gerekirse mahkemelerdeki derdest dosyalar ve Tapu Sicile devredilmiş tüm dosyalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle saptanmalı, bu parsellerin tesbit tutanakları, tesbitleri kesinleşmişse bu yolla oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenlerin bilirkişi raporları dosyaya eklenmeli,
c) Belirlenen revizyon parselleri ile aynı şekilde dava konusu edilen tüm parselleri bir arada gösteren pafta örnekleri getirtilmeli,
d) Vakıf Taşınmazları ve Vakıf Hukuku Konusunda uzman bilirkişiler belirlenip, dosyadaki tarafların tutunduğu mülknameden başlanarak tüm kayıtlar ve belgeler incelettirilmeli, … Valide Sultan Vakfı’nın niteliği konusunda rapor düzenlettirilmeli,
e) Tapu kayıtlarındaki sınırları ve memleket haritasındaki mevkileri bilecek ve bu davalar ile ilgisi olmayan, olabildiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler tesbit edilmeli, gerektiğinde tapu kayıtlarının bilinmeyen sınırlarında yardımcı olacak ve zilyetlik konusunda bilgi verecek tanık isimleri taraflardan istenmeli, önceki keşiflere katılmamış üç harita mühendisi bilirkişinin ismi yöntemince belirlenmeli, bu bilirkişilere tarafların itirazları olursa değerlendirilerek, gerektiğinde onların yerine başkaları seçilmeli,
g) Bilahare kılavuz dosya üzerinden yapılacak keşifte; …Valide Sultan Vakfiyesi ve 17 Rabiulevvel 1295 tarihli İcmali Hakani sureti: … Menteşe sancağında, Ula kazasında vaki bir tarafı Çıtırlılı ve bir tarafı Derya Cibucak ve bir tarafı Karavasil Beli ve Mermeran Hududuna müntehi olup işbu hudut ile mahdut mahal derununda …Çiftliği denmekle arif bir kıta çiftlik, Örköz Çiftliği denmekle arif bir kıta çiftlik ve Gelibolu Çiftliği denmekle arif bir kıta çiftlik sınırları ve ilk tesisi Mart 1290 tarih D.9, V.18, aynı tarih Varak 19, aynı tarih Varak 20 sayılı tapu kayıtları tüm tesis ve tedavülleri ile, bu kayıtlardan önce oluşturulmuş ise bu kayıtların, Ağustos 1326 tarihli tedavüllerinde yönlendirilmiş sınırları ve Eylül 1340 tarihli tedavülleri ile Mayıs 1969 tarihinde yapılan ifrazlara göre oluşan yeni sınırları itibariyle yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanmalı, bu çiftlik sınırları için ayrıca oluşturulan çiftliğe ait tarla ve bina nitelikli tapu kayıtları varsa, onlar dahi uygulanmalı, uygulama sırasında, tutunulan Gelibolu Maa Söğüt Çiftliği, …Çiftliği ve Örköz Çiftliği tapularında Mezar Gediği, Dikilitaş, Löngöz sınırlarının ortak sınır, Kırvasil (Orhaniye), Gölenya(içmeler) sınırlarının köy ya da çiftlik sınırı olup olmadığı irdelenerek, tapu kayıtlarının eşcar-ı müsmire ve gayr-ı eşcarı müsmireyi müştemil çiftlik kayıtları olması ve bu sınırlar içinde Devlet Ormanları, dereler, taşlık ve kayalık niteliğindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin bulunması, bir kısım sınırlarının mevki ya da nokta sınırlar olması, bu sınırların çoğunluğunun Devlet Ormanı içinde kalması nedeniyle, değişebilir nitelikte sınır içerdiği, 3402 sayılı kanunun 20/c maddesi gereğince kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, …Çiftliğine ait tapu kaydının aynı köy 1 ilâ 169 sayılı parselle uygulandığı, ancak bu parseller hakkında tapuya dayanmayan ve zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan gerçek kişiler tarafından itiraz edilip, birçok dava açıldığı, Gelibolu maa Söğüt Çiftliği tapusunun Çamlı Köyü 373 ilâ 633 sayılı parsellere uygulandığı da, göz önünde bulundurularak, dayanılan çiftlik tapu kayıtları yöntemince uygulanmalı; bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritaları, köy isimleri ve sınırlarına ilişkin tüm kayıtlarla denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından tarif edilen ve gösterilen sınırlardaki çelişkilerin yöntemince giderilmeli, revizyon parselleri ile Kırvasil (Orhaniye) ve Gölenya (İçmeler) köyleri (ya da çiftlikleri) ile memleket haritasında Löngöz Köyü olarak işaretlenmiş bulunan sınırlar gözetilerek sabit sınırların nereler olabileceği değerlendirilip, kayıtlar 3402 sayılı Kanunun 20 ve 21. maddeleri hükmüne göre sabit sınırlarla bağlantısı kesilmemek suretiyle, bu sınırlardan başlanarak, genel kadastroda revizyon gördüğü, çiftlik tapu sahipleri adına kesinleşen parseller de dikkate alınmak suretiyle uygulanarak, kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanlar tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli, harita mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişilere tapu kaydının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını ayrı ayrı gösteren ayrı renkli kalemlerle işaretli müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli; düzenlenen bu rapor ve krokiler aynı nitelikteki tüm dava dosyalarına konulmalıdır.
h) Çekişmeli parselin çiftlik tapu kayıtlarının yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde kaldığı belirlendiği taktirde; Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 1926 yılından en az 10 yıl önceden başlanarak, malik sıfatıyla, iyi niyetle, çekişmesiz ve aralıksız zilyet edilip edilmediği, çiftlik tapu kaydı kapsamı dışında ya da yüzölçümü ile geçerli kapsamı dışında kalan taşınmazlar için de, zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığı, dava ve tesbit tarihi itibariyle zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Bu cümleden, çekişmeli taşınmazda ziraat uzmanı bilirkişiler ve jeolog bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle, özellikle eski tarihli ve yakın tarihli hava fotoğraflarındaki görüntüleri dikkate alınarak çekişmeli parsellerin imar ve ihya görüp görmediği, gördü ise tarihi ve imar ve ihyanın şekli, ne zaman bittiği, kaç yıl süreyle ne şeklide zilyet edildiği, kimden kime geçtiği, bu kullanımın şeklinin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı konularında, ziraat uzmanı ve jeolog bilirkişilere bilimsel verileri içeren raporlar düzenlettirilmeli, aynı konularda, özellikle zilyetliğin başlangıcının ve süresinin ne şekilde hatırlandığı veya kendilerine bu bilgilerin ne şekilde aktarıldığı yönünde somut olgulara somut olaylara dayalı yerel bilirkişi ve tanık beyanları alınmalı, 1926 yılından en az 10 yıl önceden başlayan zilyetliğin tanıkla ispatlanma imkansızlığı karşısında, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları ve teknik bilirkişi raporları ile bir insan ömrünü aşan zilyetliğin ispatlanması halinde, 1926 yılından
en az 10 yıl önce başlayan zilyetlik olgusunun ispat edildiği kabul edilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan çiftlik tapu kayıtlarına tutunan davacı tarafın sunduğu deliller ile ilgi bilgileri de sorulmalı, teknik bilirkişi raporları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının yöreye ait eski ve yeni tarihli memleket haritaları ile hava fotoğraflarındaki görüntüleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı saptanmalı,
ı) Oluşacak sonuca göre, çekişmeli parselin dayanılan tapu kayıtlarının yüzölçümleri ile geçerli kapsamı içinde kaldığı, zilyetlikle edinme iddiasında bulunanların Medeni Kanunun yürürlüğünden önce en az 10 yıl önce başlayan, malik sıfatıyla ve iyi niyetli zilyetliğinin bulunmadığı saptandığı taktirde tapu malikleri adına,
i) Çekişmeli parselin çiftlik tapu kayıtlarının yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde kaldığı ancak, çekişmeli parselin zilyetlikle edinme iddiasında bulunan davacı ve murisleri ve bayileri tarafından, Medeni Kanunun yürürlüğünden önce en az 10 yıl önce başlayan, malik sıfatıyla ve iyi niyetli zilyetliğinin bulunduğu ya da tapu kayıtlarının yüzölçümü ile geçerli kapsamı dışında kaldığı belirlendiği taktirde şimdi olduğu gibi zilyetliğe dayanan davacı adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin ve Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı …’ın temyiz itirazlarının REDDİNE, istek halinde yatırılan harcın iadesine,
3) Yukarıda üçüncü bentde açıklanan nedenlerle, …, … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.