Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6002 E. 2010/3163 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6002
KARAR NO : 2010/3163
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında kum satışı ve bunun nakliyesi üzerine düzenli bir ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ilişki gereği faturalara dayalı bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcun ödendiğini yalnızca bakiye 45.59.-YTL. borcun kaldığını belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı tarafından davalı adına düzenlenen iki adet toplam 25.201.03.-YTL. bedelli satış faturalarının davalının kayıtlarında yer almadığı ve bu faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, ancak faturalarda yazılı malların … ve … plakalı araçlarla davalı şirkete teslim edildiği, davalı kayıtlarında da malların bu iki kamyon tarafından teslim edildiğinin belirlendiği, hal böyle olunca davalı defterlerinde kayıtlı olmayan fatura bedellerinden davalının sorumlu olduğu gerekçeleri ile davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalının itirazının 24.775.00.-YTL. üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27’yi geçmeyecek şekilde değişen oranlarda reeskont faizi tahakkuk ettirilmek suretiyle devamına, hükmolunan miktarın % 40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu edilen iki adet fatura gereğince düzenlenmiş olan ve dosyaya örnekleri sunulan irsaliyeler altında teslim alan imzaları bulunmaktadır. İrsaliyelerden bir kısmında sadece “teslim alan şoför” bölümünde imza bulunmakta ise de bir kısmında hem “teslim alan şoför” hem de “teslim alan firma” bölümünde imzalar mevcuttur. Bu durumda mahkemece irsaliyeler altındaki teslim alan imzalarının kimlere ait olduğu yolunda araştırma ve inceleme yapılarak gerektiğinde, imza sahipleri dinlenmek suretiyle deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan davalının yerel mahkeme gerekçesinde plakaları yazılı kamyonların kendisine ait olmadığını ve uyuşmazlığa konu faturalar içeriğine konu malı teslim almadığını savunmasına rağmen bu kamyonlarla ihtilafsız dönemde davalıya mal teslim edilmiş olmasının tek başına uyuşmazlığa konu malların da aynı kamyonlarla davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekeceği yolundaki yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.