YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1470
KARAR NO : 2012/6707
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.07.2010 tarih, 2010/8892 E., 2010/9627 K. sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davalılar yararına oluştuğu gerekçesi ile hüküm kurulmuşsa da, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Raporu hükme esas alınan orman bilirkişisi tarafından yöreye ait 1973 tarihli hava fotoğrafı ile 1966 basım tarihli memleket haritası uygulanarak taşınmazın açık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, 1966 basım tarihli memleket haritasının kendisinden hazırlandığı hava fotoğrafı uygulanmamıştır. Kaldı ki; yapılan uygulama yeterli görülmediğinden Dairemizce ek rapor istenmiş, alınan ek rapor ise hükme esas alınan rapordan farklı olduğu gibi, bu uygulamaya göre taşınmazın bir bölümü yeşil renkli alanda görünmektedir. Bu durumun nedeni ek raporda açıklanmamıştır. İlk raporda taşınmazın bir bölümü üzerinde ladin, kestane ve gürgen ağaçlarının varlığından söz edilmişse de bu bölüm bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide gösterilmemiştir. Rapor ve ek rapor birbiri ile çelişkili olup duraksama yaratmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile yakın tarihli belgeler ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Çevre Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, yakın tarihli fotoğraf ve haritalar da incelenerek taşınmazın eylemli durumu bu belgelerle denetlenmeli; toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece çekişmeli 160 ada 9 nolu parselin (A1) ve (A2) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, kalan bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmern reddine ve 160 ada 9 nolu parselin (A1) ve (A2) ile gösterilen bölümlerinin orman vasfıyla Hazine adına, kalan bölümün tespit gibi davalılar adına eşit hisse ile tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından, davanın reddedilen bölümüne yönelik olarak temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.