YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12517
KARAR NO : 2010/7861
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :03.06.2009
No :250-187
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirkete 7 adet fatura ile muhtelif tarihlerde motorin, kurşunsuz benzin ve yağ satışı yapıldığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek faturaya dayanan 20.359.543.000.TL alacağın fatura tarihlerinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu faturalardaki malların müvekkiline teslim edilmediğini belirterek karşı dava yolu ile müvekkili şirketin borcunun olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacının davaya konu akaryakıtı davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, varlığı kabul edilen hesap mutabakatına göre davacının 2002 yılı faturalarından dolayı alacaklı olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne, … 1.İcra Müdürlüğünün 2003/1876 sayılı takip dosyasına konu alacak miktarı için borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davacısı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının davalı aleyhine giriştiği icra takibinin itiraz nedeniyle durması üzerine davacı tarafından iş bu alacak davası açılmış ve davalı davaya cevabında borçlu olmadığını savunduğu gibi karşı dava olarak menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalının savunma yolu ile borçlu olmadığını belirtmesine rağmen ayrıca aynı konuda karşı dava olarak menfi tespit talebinde bulunmasında hukuki yararı yoktur. Bu durumda mahkemece karşı davanın dava şartlarından olan hukuki yararı yokluğu nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.