YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/326
KARAR NO : 2010/7700
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 6.10.2009
Nosu :574-606
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin davalıdan satın aldığı 12 adet VSP-8000P ve 1 adet 10N MX-064X32 olarak malları iade edip mal iadelerine ilişkin olarak 29.1.2007 tarihli, 20.847.70.-YTL.bedelli fatura keşide ettiğini, davalının mal iadelerini kabulle malları iade aldığını, iade faturasını da itirazsız alıp, iade edilen mal bedellerini de davacıya ödeyeceğine dair taahhütte bulunduğu halde ödemeyi gerçekleştirmediğini, keşide edilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazda bulunduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden satın aldığı cihazları 3 yıl sonra iade etmeye çalışmasının kabul edilemeyeceğini, davacı iddialarının doğru olduğu kabul edilse dahi her türlü hakkının zamanaşımı nedeniyle suküt ettiğini, davacının icra takibine konu edilen şekilde bir alacağı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından davacının davalıdan 7.11.2004 tarihli fatura ile satın aldığı kendisinde bulunan mal için üç yıl sonra 29.1.2007 tarihli iade faturası düzenlediği, malın halihazırda davalı satıcıda bulunduğunun ihtilafsız olduğu, ancak TTK.nun 23/2. maddesinde belirlenen sürede davacının davalı faturasına itirazda bulunmayarak içeriği kabul etmiş sayılmasına, yine davacının davalıdan teslim aldığı dava konusu maldaki ayıp ihbarını TTK.nun 25/3.maddesinde belirlenen sürede yapmamasına,bu suretle davacının satılanı kabul etmiş sayılmasına, ayrıca davacı alıcının basiretli bir tacir olarak sözleşmeye konu malı uzun yılar uhdesinde bulundurduktan sonra bu malı davalı satıcıya teslimi halinde dahi vermiş olduğu satış bedelini talep edemeyeceğini bilmesi gerekmesine, gerekli özen ve dikkati göstermeyen davacının satım bedelini talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilebilecek bir durum olmasına göre davacının sübut bulmayan davasının ve davalının şartları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Alıcı, yasal süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı halde, satıcı ihbar süresi geçtikten sonra alıcının iade ettiği malları kabul etmişse ayıba karşı tekeffülü devam eder.
Somut olayda davacı, davalıdan satın aldığı mallar için iade faturası keşide etmiş, davalıya tebliğ edilen bu fatura itiraza uğramamıştır. Malların halihazırda satıcıda bulunduğu hususu mahkemenin kabulünde olup, bu yönde herhangi bir uyuşmalıkta bulunmamaktadır.
Ayrıca davalı iade edilen malları ihtirazi kayıtsız kabul ettiğine göre iade edilen mal bedellerini ayıp ihbarı süresinden sonra olsa bile iade ile yükümlüdür. Mahkemece, açıklanan bu yönler gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 750.00.-TL.duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.