YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/288
KARAR NO : 2013/4025
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R.
Kadastro sırasında .. Köyü 158 ada 116 parsel sayılı 13800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1966 tarih 63 sıra nolu tapu kaydına dayanılarak ve 2/B ve sulu tarla niteliğiyle, tutanağın beyanlar hanesinde … kızı …’ın işgalinde olduğu belirtilerek davalı … adına; 160 ada 33 parsel sayılı 8200,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 2/B ve sulu tarla niteliğiyle, tutanağın beyanlar hanesinde … oğlu …’ın işgalinde olduğu belirtilerek davalı … adına; 157 ada 23 parsel sayılı 37100,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 2/B ve sulu tarla niteliğiyle, tutanağın beyanlar hanesinde ….oğlu …’ın işgalinde olduğu belirtilerek davalı … adına; 158 ada 101 parsel sayılı 5700,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden ham toprak niteliğiyle davalı … adına tesbit edilmiştir.
Davacı vekili, taşınmazların müvekkilinin tapulu mülkü olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davacı gerçek kişinin ve katılan davacı … Yönetiminin davasının kısmen kabul-kısmen reddine ve dava konusu Doğanşehir İlçesi, Polatdere Köyü Molla Memet Deresi Mevkiinde bulunan 157 ada 23 parsel nolu taşınmazın tesbit gibi beyanlar hanesinde Mahmut oğlu Hüseyin Yılmaz’ın zilyetliğinin gösterilerek 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya tesbit ve tesciline; 160 ada 33 parsel nolu taşınmazın beyanlar hanesindeki Bozo oğlu … adına olan kaydın iptal edilip;…oğlu …mirasçıları …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ ın zilyetliklerinin gösterilerek tesbit gibi 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya tesbit ve tesciline; 158 ada 116 parsel nolu taşınmazın kadastro tesbit tutanağında belirtilen 2/B olarak sınırlandırılıp Hazine adına yapılan tesbitin iptali ile dava konusu parselin toplam 10 hisse kabul edilerek … kızı …mirasçıları; …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … adlarına 1’er hisse itibariyle iştirak halinde mülk olarak tapuya tesbit ve tesciline; 158 ada 101 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağındaki ham toprak vasfıyla Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesbit ve tesciline karar verilmiş, hüküm katılan davacı … Yönetimi, davalı … davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmekle, Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 4.10.2011 tarih, 2011/11973 E., 2011/10995 K. sayılı kararı ile: ” 1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 157 ada 23 ve 160 ada 33 parsel sayılı taşınmazların 20/05/1986 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 31.12.1981 – 15.10.1961 tarihinden önce – bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiği ve 2/B madde koşullarını taşıyan yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden oldukları, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi hükmü uyarınca nitelik kaybı sebebiyle orman sınırı dışana çıkarılan yerler kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmazlar olduğu ve kanunlar uyarınca Hazineye intikal eden yerlerdeki zilyetlik kişi ya da kişiler yararına iktisap sağlamayacağı ve bu yerler zilyetlik ya da imar-ihya yolu ile de kazanılamayacağına göre davacı gerçek kişiler ve davalı … Yönetiminin çekişmeli 157 ada 23 ve 160 ada 33 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına,
2) 158 ada 101 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 158 ada 101 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, davacı gerçek kişilerin 158 ada 101 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına, karar verilmiş
3) 158 ada 116 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden ise; Mahkemece, davacıların dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu kabul edilerek davanın kabulüne ve orman kadastrosunun iptaline karar verilmişse de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması 2896 sayılı ile değişik 6831 sayılı Kanuna göre yapılmış, sonuçları 20/05/1986 tarihinde 1 yıl süreyle ilân edilerek kesinleşmiştir. Davacılar, 1986 yılında ilân edilen kadastrosuna karşı kanunî bir yıllık itiraz süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz etmemiş ve dava açmamıştır. Hükme dayanak alınan uzman bilirkişi raporun göre, 20/05/1987 tarihinde kesinleşen ilk orman tahdidi sırasında 3, 4, 5 ve 200 orman sınır noktalarının gidiş istikametinin sağında kalan ve 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında değerlendirilen yerler kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 22.05.1987 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Kanunun 3373 sayılı Kanun ile değişik 11. maddesi 10 yıllık süre içerisinde tapu kaydına dayanılarak orman kadastrosuna dava hakkı getirmişse de, orman kadastrosunun 3373 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 22.05.1987 tarihinden sonra yapılmış olması gerekir. Somut olayda; orman kadastrosu 3373 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce 1986 yılında yapılıp 1987 yılında 3373 sayılı Kanunun yürürlülük tarihinden önce kesinleştiği ve 3373 sayılı Kanunun geriye yürüyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığına, 1990 yılında yapılan arazi kadastrosunun, davacıya daha önce kesinleşen orman kadastrosunun iptali konusunda bir hak vermeyeceğine göre, dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek hüküm 158 ada 116 parsel yönünden bozulmuştur.
Mahkemece, 158 ada 116 nolu parsele yönelik açılan davaların reddine ve tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 20/05/1986 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Daha sonra 1988 yılında yapılan 2/B madde uygulaması 02/03/1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
Her ne kadar, dava konusu 158 ada 116 nolu taşınmaza yönelik yerel mahkeme hükmü Dairemizin, 04.10.2011 tarih, 2011/11973 E., 2011/10995 K. sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuş ise de, Yargıtay bozma kararından sonra, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren, 6831 sayılı Orman Kanununun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2, 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/04/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Kanunyla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davlardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir.
O halde, mahkemece, davacı tarafça dayanılan tapu kaydının mahallinde yerel bilirkişiler yardımıyla uygulanıp, fen bilirkişiden keşfi izlemeye olanak sağlayan denetime elverişli krokili rapor alınarak, kapsamı belirlenmeli, çekişmeli 158 ada 116 parselin dayanağı tapu kaydının, 66 sayılı parsele de uygulandığı gözetilerek ve kapsamı dikkate alınarak bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinde söz edilen tapulardan olup olmadığı da belirlenmek suretiyle görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 09.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.