Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1128 E. 2012/17341 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1128
KARAR NO : 2012/17341
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaliyle, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, Kırklareli … Kulubü’nün, davalı Kuruma olan prim borcundan dolayı davacıya yapılan ödeme emirlerinin usulüne uygun olmadığı, takibin davacı yönünden zaman aşımına uğradığı ve Kırklareli … Kulübü’nün borcundan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile … … tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin davacı açısından iptaline, karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 80 ve 6183 sayılı Yasa’nın mükerrer 35.maddesi olup, davadaki sorunun bu maddeler ile birlikte degerlendirilerek çözüme kavuşturulması gerektiği ortadadır.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde, sigorta primlerini haklı bir neden olmaksızın yasal süresi içinde ödemeyen özel hukuk tüzel kişilerin üst düzey yönetici ve yetkililerin Kurum’a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere “üst düzey yönetici” kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkesine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 317. maddesine göre Anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinden müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir.
Öte yandan süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir.6183 sayılı Yasa’nın mükerrer 35.maddesinde asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiş ise de 6183 sayılı Yasa 506 sayılı Yasa’ya göre daha genel bir yasa durumunda olup uygulamada da benimsendiği üzere öncelik özel Yasa hükümlerine tanınacağından, 506 sayılı özel Yasa’nın 80.maddesi karşısında davacının prim borçlarının ait olduğu dönemlerde borçlu … kulübünün üst düzey yöneticilerinden olduğunun tespiti halinde bu süreler içinde kalan kamu borçlarından dolayı 80.madde kapsamında müteselsilen sorumlu olacağı açıktır.Asıl borçlu adına düzenlenmiş ödeme emrinin müteselsil borçlulara tebliğ edilmesinde de usulsüzlük yoktur.
Davaya konu ödeme emrine ilişkin prim borçlarının ait olduğu dönemde davacının Kırklareli … Kulübü’nün yönetim kurulu başkanı veya vekili ya da yönetim kurulu üyesi olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Yapılacak iş; 506 Sayılı Yasa’nın 80.maddesi karşısında davacının prim borçlarının ait olduğu dönemlerde borçlu … kulübünün üst düzey yöneticilerinden olduğunun tespiti halinde bu süreler içinde kalan kamu borçlarından dolayı 80.madde kapsamında müteselsilen sorumlu olacağı ve asıl borçlu adına düzenlenmiş ödeme emrinin müteselsil borçluya tebliğ edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı ve prim borcunun ait olduğu dönem itibarı ile zamanaşımına uğrayıp uğramadığı gözetilmek suretiyle davacının dava konusu prim borçları nedeniyle sorumlu tutulabileceği borç miktarı belirlenerek hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.