Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14763 E. 2013/6085 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14763
KARAR NO : 2013/6085
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …. Kasabası, … Mezarönü mevkiinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi krokisindeki (B) harfi ile gösterilen 2681,79 m² taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen 0268,71 m² taşınmaz hakkındaki davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.12.2008 gün 2008/13820 – 19030 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; […(A) harfli 10.268.71 m2 yüzölçümündeki taşınmazın yörede 1956 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında önce 11.040 m2 yüzölçümü ile … adına tesbit edildiği, bu işleme karşı Orman Yönetimi tarafından kadastro tesbitine itiraz davasının açıldığı, kadastro mahkemesinin 18.03.1977 tarih ve 1976/1-6 sayılı karar ile çekişmeli taşınmazın 766 sayılı Kanun gereğince tapulama dışı bırakıldığı ve orman olma olgusunun kesinleştiğinden davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, (B) harfi ile gösterilen 2681.79 m² taşınmazın, (A) harfli taşınmazın güneyinde yer aldığı, arazi kadastro çalışmasında ise çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, bu taşınmazın batı yönünden bulunan 512, 517, 518, 519 ve 520 parsellere ilişkin olarak Orman Yönetimi tarafından açılan kadastro tesbitine itiraz davaları sonucunda bu taşınmazların çekişmeli (B) harfli taşınmaza doğru olan bölümlerinin orman oldukları kabul edilerek tescil harici bırakıldıkları, (A) harfli taşınmaza ilişkin Kadastro Mahkemesinin 18.03.1977 tarih ve 1976/1-6 sayılı dosyasında uzmanlığına başvurulan Aziz Büyükayvaz tarafından düzenlenen raporda; eski 589 parsel şimdi ise (A) harfli taşınmazın güneyinin devlet orman ile çevrili olduğunun, meyilinin ise % 40-50 olduğunun ancak teraslama ile meyilin düşürüldüğünün açıklandığı, buna göre çekişmeli (B) harfli taşınmazın bulunduğu yerin Devlet ormanı olarak açıklandığı, eski 589 parsel “çekişmeli (A) harfli taşınmazın bulunduğu yer” ile (B) harfli taşınmazın birbirine çok yakın olarak paftada yer aldıkları dolayısı ile dolayısı ile eğiminin de aynı değerde olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, uzman ziraat bilirkişisinin (B) harfli taşınmaz için açıkladığı % 4’lük eğimin doğal eğim olmadığı, hukuken ve bilimsel olarak ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663 E.- 694 K. sayılı kararında açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyan … veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 sayılı Kanunun 1/j bendi kapsamı dışında olduğu gözetilerek bu nitelikteki yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı gözönüne alınarak mahkemece (B) harfli taşınmaza yönelik olarak da davanın reddi gerektiği düşünülerek hüküm kurulması]na denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24.11.1988 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.