YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5699
KARAR NO : 2010/13148
KARAR TARİHİ : 23.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av….’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin Bandırma’da bulunan dava dışı … San.A.Ş’ne ait arazide inşa edilen … tesisinin imalatını üstlendiğini, fabrikada kullanılmak üzere davalıdan 2008 yılı Nisan ayında çeşitli tarih ve miktarlarda “HS 650 Slikat kumaş 1000 C” isimli kumaş aldığını, kumaşın en önemli özelliğinin 1000 C sıcaklıkta yalıtım amaçlı izalasyon malzemesi olarak kullanılması olduğunu, bunun davalının düzenlediği faturalarda da ve katologlarda belirtildiğini, tesisin Calciratör ünitesinde kullanılan kumaşların 600 derece sıcaklığa ulaşmadan deforme olduğunu, yalıtım görevini yapmadığını, bundan dolayı diğer ekipmanlarında kullanılamaz durumda olduğunu, zararın tespit raporu ile tespit edildiğini, tespit sırasında ürünün … Gıda laboratuarında 23 saat süre ile 600 derece fırın sıcaklığına tabi tutulduğunu, test sonunda ürünün renginin değişerek kırılgan bir yapıya büründüğünü, bu hali ile üründen beklenen faydanın sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ayıplı ürün ve yardımcı ürünler nedeniyle 4.000 TL işçilik ve onarım bedeli 3.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.05.2009 tarihli dilekçesi ile ürün bedelini 27.500 TL, zarar talebini 70.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, önce yetki itirazında bulunmuş, 28.04.2009 tarihli dilekçede de davacının kurduğu ünitede kullanılmak üzere hangi şartlarda ve ne şekilde kullanacağını bildirmeden sadece 1000 C ısıya dayanıklı kumaş istediğini, davacı yapacağı işi gizli tutmayıp ne tür bir yerde kullanılacağını bildirmiş olsa idi kendilerine başka çözüm üretebileceklerini , kumaşın kullanıldığı yerin tambur tabir edilen fırınlar olduğunu, ayıp ihbarının taraflarına yasal sürede yapılmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tespit raporuna göre davalının sattığı malın ayıplı çıkması nedeniyle sorumlu olduğunu, söz konusu kumaşa ait katologta 1000 C ısıya dayanıklı olduğu belirtilip, bunun dışında kullanım alanlarının ya da kullanılmaması gereken yerlerin belirtilmediğini, davalı vekilince cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı, dilekçede belirtilen hususların savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu ve buna muvafakat edilmediğinden itirazların dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki satış sözleşmesi gereğince malların Bandırma’da teslim edileceği ve ifa yerinin Bandırma’da olduğu anlaşıldığından HUMK.nun 10.maddesi uyarınca mahkemece davalının yetki itirazının reddinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekili, 10 günlük cevap süresi içerisinde verdiği dilekçede esasa ilişkin cevap hakkını saklı tutarak yetki itirazında bulunmuş ve 17.03.2009 tarihli ilk oturumda; “öncelikle yetki itirazı hakkında bir karar verilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin itiraz ve beyanlarını yetki ilk itirazı karara bağlandıktan sonra bildireceklerini” açıklamıştır.
Mahkemece, davalı tarafın yetki itirazının reddine karar verildiği, 28.04.2009 tarihli ikinci oturum günü davalı vekili tarafından esas hakkında beyanları içeren dilekçenin de dosyaya sunulmuş olduğu görülmüştür.Başka bir anlatımla davalı vekili henüz yetki itirazı incelenmeden aynı günlü oturumda esasa ilişkin beyanlarını sunmuş bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece davalının esasa ilişkin beyanlarını içeren dilekçenin süresinde verildiğinin ve bu durumun savunmanın genişletilmesi niteliğinde olmadığının kabulü ile cevap dilekçesinde yer alan davalı savunmaları üzerinde durularak araştırma ve inceleme yapılıp, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin cevap dilekçesinin süresinde verilmediği ve bu durumun savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup davalının esas hakkındaki savunmalarının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yetkiye yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.