YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2197
KARAR NO : 2013/4366
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili ve davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili 30.03.2011 tarihli dilekçe ile [Tensip zaptını tanzim eden ….ün tedbir talebinin kabulüne karar verilirken “haklı olma ihtimali kuvvetli görülmekle” demek suretiyle ihsası reyde bulunduğu…] gerekçesiyle, davacı vekili de 19.01.2012 tarihli dilekçe ile “…Hâkim …’un sulh hukuk mahkemesinden verdiği tesbit talebinin reddi kararı ile ilgili olarak hakkında H.S.Y.K’ya şikayette bulunulduğundan aralarında husumet oluştuğu…” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim …(108236), HMK 38. maddesi uyarınca görüş bildirmemiş, diğer reddedilen Hâkim … (100571)’un, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine dosyayı inceleyen merci tarafından, “…Hâkim …’ün başka bir yere atanmış olması nedeniyle davaya bir daha bakamayacağı, Hâkim …. hakkında H.S.Y.K’ya yapılan şikayetin aralarında düşmanlık veya dava bulunmak olarak değerlendirilemeyeceği..” gerekçesiyle davalı vekilinin reddi hâkim talebinin konusuz kalması ve hukukî yararı olmadığından reddine, davacı vekilinin reddi hâkim talebinin ise esastan reddine ve ret talebinde bulunan davacı vekilinin H.M.K.’nun 42/4 maddesi uyarınca 500.- TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın devamı sırasında taraflardan birinin mahkeme hâkimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması, H.M.K.’nun 36/1-d maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamaz. Aksine bir yorum, yargılama yapan tüm hâkimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına gelir. Hiçbir hukuk kuralı, kötü niyetliyi korumaz, aksini kabul etmek, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve şikayetler sonucu, davaya bakan hâkimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi, tabiî hâkim ilkesini de zedeleyecektir. Bu nedenle, konuyu inceleyen mercinin H.M.K’nun 36/1-d. maddesi hükmünü yorumlaması usûl ve kanunlara uygun görülmüştür. Ancak, davacı vekilinin, duruşmayı müvekkili namına ve hesabına takip ettiği ve reddi hâkim talebini de müvekkili namına yaptığından reddi hâkim talebinin esastan reddi ve kötüniyetli yapılması halinde, davacı asilin disiplin para cezası ile cezalandırılması gerekirken, davacı vekilinin disiplin para cezası ile yükümlü tutulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “Davacı …Tar. vekili Av. …’nin…” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “…Davacı Gümüşler Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.